Çorum'da yaşamını sürdüren 52 yaşındaki Y.Ç. isimli hasta, yaklaşık bir yıl önce sol omuz bölgesinde fark ettiği kitlenin son altı ay içerisinde hızla büyümesiyle büyük bir endişe yaşadı. Dış merkezlerde yapılan tetkikler sonucunda malign mezenkimal tümör tanısı konulan ve bu süreçte radyoterapi tedavisi gören hasta, hastalığının ilerlemesi üzerine daha kapsamlı bir cerrahi müdahale arayışına girdi. Türkiye'nin dört bir yanındaki sağlık merkezlerini araştıran hasta, karmaşık tümör cerrahilerindeki başarısıyla bilinen Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastaneleri'ne başvurmaya karar verdi. Hastanın bu zorlu süreçteki tercihi, tıp dünyasında sayılı merkezlerde gerçekleştirilebilen kompleks operasyonların başarıyla yürütüldüğü Kayseri oldu.
Uzman ekiplerin koordineli müdahalesi
Erciyes Üniversitesi Hastaneleri'ne kabul edilen hasta, Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Halil Kafadar ve ekibi tarafından detaylı bir şekilde değerlendirildi. Yapılan incelemeler sonucunda, tümörün vücuttan tamamen temizlenmesi için geniş cerrahi rezeksiyon uygulanmasına karar verildi. Operasyonun ilk aşamasında, tümörün çevresindeki sağlıklı doku sınırları korunarak kötü huylu kitle başarıyla çıkarıldı. Ancak tümörün geniş bir alanı kaplaması nedeniyle, cerrahi müdahale sonrasında omuz bölgesinde ciddi bir doku kaybı oluştu. Bu noktada devreye giren Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Doktor İlknur Bayır ve ekibi, operasyonun ikinci ve en kritik aşamasını üstlendi.
Sırt dokusuyla gelen yeni bir başlangıç
Plastik cerrahi uzmanları, hastanın omuz bölgesindeki geniş doku defektini kapatmak için oldukça hassas bir yöntem olan latissimus dorsi kas-deri flebi tekniğini uyguladı. Hastanın kendi sırt bölgesinden, kan damarlarıyla birlikte canlı olarak alınan doku parçası, omuz bölgesindeki boşluğu doldurmak üzere nakledildi. Bu yöntem sayesinde hem cerrahi alanın güvenli bir şekilde kapatılması sağlandı hem de hastanın omuz bölgesindeki fonksiyonel ve estetik bütünlüğün korunması hedeflendi. İki farklı cerrahi branşın aynı seansta gerçekleştirdiği bu multidisipliner çalışma, hastanın iyileşme sürecini hızlandıran en önemli faktörlerden biri oldu.
Hastadan teşekkür mesajı
Operasyonun ardından tedavi ve takip süreci titizlikle sürdürülen Y.Ç., yaşadığı zorlu süreci geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyor. Tedavi sürecinde Ankara dahil birçok farklı şehri gezdiğini belirten hasta, Erciyes Üniversitesi Hastaneleri'nin sunduğu imkanların ve uzman kadronun başarısının kendisi için belirleyici olduğunu ifade etti. Y.Ç., yaptığı açıklamada, bu zorlu süreci en konforlu ve güvenli şekilde atlatmasını sağlayan Prof. Dr. İbrahim Halil Kafadar, Dr. İlknur Bayır ve Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celalettin Eroğlu'na minnettar olduğunu dile getirdi. Ülkemizin tıp dünyasına kazandırdıkları bu başarılı operasyonla, kompleks yumuşak doku tümörlerinin tedavisinde multidisipliner yaklaşımın ne kadar hayati bir öneme sahip olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu.