Kamu çalışanlarının büyükşehirlerde karşı karşıya kaldığı ekonomik zorluklar, Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan tarafından gündeme taşındı. Özellikle İstanbul'da hayata geçirilecek olan 15 bin kiralık konut projesinin, barınma kriziyle mücadele eden memurlar için hayati bir adım olduğunu belirten Yazgan, bu uygulamanın sadece tek bir şehirle sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizdi. Yazgan, Ankara, İzmir ve turizm bölgeleri gibi yaşam maliyetlerinin zirve yaptığı yerlerde de benzer projelerin ivedilikle devreye alınması gerektiğini ifade etti.
Barınma krizinde yeni çözüm arayışları
Yazgan, kamu çalışanlarının maaşlarının neredeyse yarısının kira ödemelerine gittiğini belirterek, mevcut ekonomik tablonun sürdürülemez olduğunu vurguladı. TOKİ tarafından İstanbul'da planlanan 15 bin konutluk projenin kira piyasasını regüle etme potansiyeline sahip olduğunu ancak mega kent ölçeğinde bu sayının artırılması gerektiğini savundu. Sendika olarak bu girişimi desteklediklerini belirten Yazgan, projenin sadece İstanbul'a özgü kalmasının diğer büyükşehirlerdeki kamu personelini mağdur edeceğini dile getirdi.
Büyükşehir tazminatı ve kira yardımı talebi
Kamu çalışanlarının gıda, ulaşım ve barınma gibi temel ihtiyaçlar karşısında yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çeken Yazgan, çözüm önerilerini sıraladı. Toplu sözleşme süreçlerinde en önemli gündem maddelerinin kira yardımı olduğunu hatırlatan Yazgan, hükümetin ve Kamu İşveren Heyeti'nin bu konuda adım atmadığını eleştirdi. Yazgan, İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde görev yapan kamu personeli için özel bir 'büyükşehir tazminatı' uygulanmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini belirtti. Trafik, okul masrafları ve yüksek gıda fiyatlarının büyükşehirlerdeki yaşam maliyetini katladığını ifade eden Yazgan, bu maliyetlerin kamu yönetimi tarafından görülmesi gerektiğini vurguladı.
Enflasyon karşısında eriyen maaşlar
2026 ve 2027 yıllarını kapsayan toplu sözleşme sürecine de değinen Büro Memur-Sen Genel Başkanı, Hakem Kurulu tarafından belirlenen zam oranlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını savundu. 2026 yılı için öngörülen yüzde 11 ve yüzde 7'lik zamların, yıllık bazda yüzde 18,8'e tekabül ettiğini ancak Merkez Bankası'nın enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etmesiyle bu artışın şimdiden eridiğini belirtti. Yazgan, Ağustos ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 31,51 seviyesine ulaştığını hatırlatarak, kamu çalışanlarının 2026 yılı için şimdiden yüzde 9,6 oranında bir alım gücü kaybı yaşadığını iddia etti. Bu ekonomik gerçekler ışığında, kira desteği ve tazminat gibi ek ödemelerin artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu yineledi.