Havadis | Ankara | Okullarda otorite krizi: Öğretmenlerin büyük çoğunluğu mesleki saygınlığın eridiğini düşünüyor

Okullarda otorite krizi: Öğretmenlerin büyük çoğunluğu mesleki saygınlığın eridiğini düşünüyor

Eğitim-Bir-Sen tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, eğitim camiasındaki güven ve otorite kaybını gözler önüne serdi. Yaklaşık 8 bin katılımcıyla yapılan çalışma, öğretmenlerin yüzde 90,7'sinin mesleki otoritenin zayıfladığını düşündüğünü ortaya koyarken, okul güvenliği ve akran zorbalığı gibi kritik konularda acil çözüm bekleyen 12 maddelik bir politika önerisi paketi sunuldu.

Eğitim-Bir-Sen tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, eğitim camiasındaki güven ve otorite kaybını gözler önüne serdi. Yaklaşık 8 bin katılımcıyla yapılan çalışma, öğretmenlerin yüzde 90,7'sinin mesleki otoritenin zayıfladığını düşündüğünü ortaya koyarken, okul güvenliği ve akran zorbalığı gibi kritik konularda acil çözüm bekleyen 12 maddelik bir politika önerisi paketi sunuldu.

Okullarda otorite krizi: Öğretmenlerin büyük çoğunluğu mesleki saygınlığın eridiğini düşünüyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) tarafından yürütülen ve Türkiye genelinde 81 ilden binlerce katılımcının dahil olduğu geniş kapsamlı araştırma, okulların iç dünyasına dair çarpıcı verileri gün yüzüne çıkardı. Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, okul güvenliği ve akran zorbalığı gibi başlıkların masaya yatırıldığı çalışmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaşırken, eğitim sisteminin temel direği olan öğretmenlerin konumuna dair endişe verici bir tablo çizdi. Yavuz, öğretmenlerin yüzde 90,7 gibi çok yüksek bir oranla mesleğe başladıkları ilk yıllara kıyasla otorite kaybı yaşadıklarını belirttiklerini vurguladı.

Sınıfta otorite kaybı ve disiplin arayışı

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, öğretmenlerin kendilerini sistem içerisinde yalnız hissetmeleri oldu. Talat Yavuz, öğretmen otoritesinin zayıfladığı bir ortamda güvenli bir okul iklimi oluşturmanın imkansız olduğunu ifade etti. İlginç bir şekilde, sadece öğretmenler değil, öğrencilerin yüzde 71,8'i ve velilerin yüzde 86'sı da sınıfta disiplinli bir tutumun gerekli olduğunu savunuyor. Bu durum, sorunun öğretmenlerin kişisel yetersizliğinden ziyade, sistemin öğretmene sunduğu kurumsal desteğin ve caydırıcılığın yetersizliğinden kaynaklandığını gösteriyor. Öğretmenlerin disiplin düzenlemelerine verdiği 5 üzerinden 2,53'lük düşük puan, mevcut sistemin işlevselliğinin sorgulanmasına neden oluyor.

Okul güvenliğinde yetişkin ve öğrenci bakış açısı farkı

Çalışma, okul güvenliği algısının yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini de kanıtladı. Beş üzerinden yapılan değerlendirmelerde öğretmenler güvenliği 3,48, veliler 3,38, öğrenciler ise 3,24 olarak puanladı. Bu veriler, okulun içinde bizzat bulunan öğrencilerin, yetişkinlere kıyasla kendilerini daha az güvende hissettiklerini ortaya koyuyor. Yavuz, okul güvenliğinin sadece fiziksel bir durum olmadığını, çocuğun teneffüste yaşadığı dışlanma veya alay edilme gibi durumların da bu algıyı doğrudan etkilediğini belirtti. Fiziksel şiddetten ziyade hakaret, dedikodu ve sosyal dışlanmanın çocuklar üzerinde derin yaralar açtığına dikkat çekildi.

Dijital dünyada görünmez zorbalık

Okul sınırlarının ötesine taşan siber zorbalık, araştırmanın bir diğer kritik başlığı oldu. Öğrencilerin büyük bir kısmının akıllı telefon ve sosyal medya hesabı sahibi olduğu günümüzde, velilerin yüzde 88'i çocuklarının çevrim içi ortamda zorbalığa maruz kalıp kalmadığından habersiz. Günlük ekran süresi arttıkça siber zorbalık riskinin de yükseldiği belirtilirken, Eğitim-Bir-Sen bu sorunun okul güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması gerektiğini savunuyor. Yavuz, çocukların zorbalık karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini, akran destek sistemlerinin güçlendirilerek öğrencilerin doğru yetişkinlere ulaşmasının sağlanması gerektiğini ifade etti.

Ulusal çözüm için 12 maddelik yol haritası

Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından hazırlanan rapor, sadece sorunları tespit etmekle kalmıyor, aynı zamanda 12 maddelik somut bir politika önerisi sunuyor. Bu öneriler arasında ulusal bir güvenli okul çerçevesinin oluşturulması, okul sosyal hizmeti sisteminin kurulması, rehberlik servislerinin güçlendirilmesi ve öğretmen otoritesinin yasal ve kurumsal olarak desteklenmesi gibi kritik adımlar yer alıyor. Eğitim-Bir-Sen, eğitimin sadece akademik başarıdan ibaret olmadığını, çocuğun kendini güvende hissettiği bir ortamın nitelikli eğitimin ön koşulu olduğunu savunarak, tüm paydaşları bu çözüm sürecine dahil etmeye çağırıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız