Türkiye, şehir yönetiminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla şekillenen 2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı, şehirlerin geleceğini dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden tanımlıyor. Resmi Gazete'de yayımlanan bu kapsamlı yol haritası, sadece teknolojik bir dönüşümü değil, aynı zamanda vatandaşın günlük yaşamını doğrudan kolaylaştıracak somut bir yönetim modelini hedefliyor. Bakan Murat Kurum, 5 yıllık süreçte hayata geçirilecek 50 akıllı şehir uygulamasıyla belediyecilikten trafik yönetimine kadar pek çok alanda köklü bir değişimin başlayacağını vurguladı.

Dijital yönetim merkezleri ile tek noktadan takip
Yeni strateji, 2020-2023 yılları arasında elde edilen kurumsal tecrübenin üzerine inşa edilen gelişmiş bir yönetim çerçevesini içeriyor. Yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti ve dijital ikiz gibi ileri teknolojilerin merkeze alındığı bu planda, 2029 yılına kadar tüm illerde Dijital Şehir Yönetim Merkezleri kurulması hedefleniyor. Bu merkezler sayesinde trafik akışından çevre temizliğine kadar tüm kentsel hizmetler tek bir noktadan izlenebilecek ve yönetilebilecek. Bakanlık bünyesindeki Ulusal Akıllı Şehir Merkezi ise bu sistemin koordinasyonunu sağlayarak, kurumlar arası veri kopukluğunu ve kaynak israfını ortadan kaldıracak. 2026 sonuna kadar 81 ilin tamamında akıllı şehir stratejileri hazırlanırken, her belediyede bu süreci yönetecek özel birimlerin kurulması zorunlu hale getiriliyor.

Yerli üretim ve teknolojik bağımsızlık hedefi
Stratejinin en dikkat çekici unsurlarından biri, teknolojik altyapıda yerli ve milli çözümlere verilen öncelik. 2030 yılına gelindiğinde, akıllı şehir teknolojilerinde en az yüzde 80 oranında yerli üretim şartı aranacak. Bu hedef doğrultusunda, sektörde dünya çapında rekabet edebilecek 500 girişimci şirket desteklenecek ve sürecin hukuki altyapısını güçlendirecek Akıllı Şehir Kanunu yürürlüğe girecek. Türkiye, bu yerli birikimini sadece kendi sınırları içerisinde kullanmakla kalmayıp, Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere yakın coğrafyadaki ülkelere ihraç ederek uluslararası bir teknoloji iş birliği modeli oluşturmayı amaçlıyor. Şehirlerin birer teknoloji çöplüğüne dönüşmesini engellemek adına, sadece vatandaşa doğrudan fayda sağlayan ve fizibilite raporları onaylanmış çözümler sahada uygulanacak.

Afet yönetimi ve yaşam kalitesinde yeni standartlar
Yeni yol haritası, kentsel dönüşüm ve afet yönetimi gibi kritik alanlarda da erken uyarı mekanizmalarını devreye alıyor. TOKİ projeleri, Akıllı Bölgeler yaklaşımıyla bütünleştirilerek yeşil enerjiyle çalışan, su ve enerji kayıplarını sensörlerle anlık tespit eden çevre dostu yaşam alanlarına dönüştürülecek. Vatandaşlar, mobil uygulamalar aracılığıyla mahallelerindeki sorunları doğrudan ilgili birimlere ileterek şehir yönetimine aktif katılım sağlayabilecek. Gerçek zamanlı trafik yönetim sistemleri sayesinde yollarda kaybedilen zaman minimize edilirken, atık toplama araçları doluluk oranına göre rota belirleyerek ciddi bir enerji tasarrufu sağlayacak. Yaşlılar, engelliler ve dezavantajlı grupların dijital hizmetlere erişimini kolaylaştıracak adil bir dağıtım modeliyle, şehirlerin herkes için daha yaşanabilir ve dirençli hale getirilmesi hedefleniyor.