Türkiye genelinde düzensiz göçle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar, güvenlik güçlerinin kararlı operasyonlarıyla yeni bir boyuta taşındı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde 34 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Bu kapsamlı operasyonlar neticesinde, yasa dışı yollarla ülkeye giriş yapmaya çalışan 2 bin 116 düzensiz göçmen yakalanarak sınır dışı edilmek üzere ilgili İl Göç İdaresi Müdürlüklerine sevk edildi.

Havadan ve karadan kuş uçurtulmadı
Operasyonun başarısında, güvenlik güçlerinin kullandığı ileri teknoloji ve saha koordinasyonu kritik bir rol oynadı. Jandarma İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan sürekli gözetim sağlanırken, karada ise asayiş, otoyol ve komando timleri koordineli bir şekilde hareket etti. Bu çok katmanlı güvenlik ağı sayesinde kaçakçılık şebekelerinin hareket alanı daraltıldı. Yapılan aramalarda, göçmen kaçakçılığında aktif olarak kullanıldığı tespit edilen 111 araca, ayrıca 10 adet bot ve bot motoruna el konularak yasa dışı faaliyetlerin lojistik altyapısı çökertildi.

63 organizatör tutuklanarak cezaevine gönderildi
Operasyonlar sonucunda yakalanan 81 göçmen kaçakçılığı organizatörü hakkında adli süreç başlatıldı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 63'ü tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 18 kişi hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi. Güvenlik birimleri, bu tür yasa dışı faaliyetlerin önlenmesi adına yürütülen çalışmaların, kamu düzenini koruma ve milli menfaatleri gözetme anlayışıyla aralıksız devam edeceğini vurguladı.

İnsan hakları odaklı kararlı mücadele
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, yürütülen mücadelenin temel prensiplerine de dikkat çekildi. Ülkenin huzur ve güvenliğinin sağlanması adına atılan adımların, insan haklarını esas alan bir yaklaşımla sürdürüldüğü belirtildi. Kamu düzeninden taviz vermeden, düzensiz göçle mücadele ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik operasyonların, önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla devam edeceği ifade edildi. Bu operasyon, Türkiye'nin sınır güvenliğini koruma konusundaki stratejik yaklaşımının bir parçası olarak kayıtlara geçti.