HAK-İŞ Konfederasyonu Kadın Komitesi, 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü vesilesiyle çalışma hayatındaki en büyük yaralardan biri olan ücret eşitsizliğini masaya yatırdı. Kayıt dışılık ve sendikasızlığın yarattığı tahribatın ele alındığı programda, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, bu özel günün artık konfederasyonun yıllık takviminde 8 Mart ve 1 Mayıs gibi kalıcı ve kapsamlı bir gündem maddesi haline geleceğini duyurdu. Arslan, kadın ve erkek çalışanlar arasındaki ücret farkının, kayıt dışı istihdamın da etkisiyle çok daha derinleştiğine dikkat çekerek, bu adaletsizliğin ancak sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesiyle aşılabileceğini belirtti.
Sendikal örgütlenme ve ILO normlarının önemi
Arslan, konuşmasında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile yürütülen iş birliğinin çalışma hayatı için taşıdığı kritik değere vurgu yaptı. ILO’nun çalışma hayatındaki krizlere yönelik normlarının, keyfi uygulamalara karşı en büyük güvence olduğunu belirten Arslan, Türkiye'nin imzaladığı sözleşmelerin sadece kağıt üzerinde kalmaması, bizzat hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Sendikaların işletmeleri tahrip eden değil, aksine geleceğini güvence altına alan yapılar olduğunu hatırlatan Arslan, kayıt dışı istihdamın ücret makasını açan en temel unsur olduğunu vurguladı. Özellikle kadın çalışanların çocuk bakımı ve kayıt dışı çalışma gibi engellerle karşılaştığında ücret farkının yüzde 20'lerin üzerine çıktığını belirten Arslan, sendikal mücadelenin bu noktada bir kalkan görevi gördüğünü dile getirdi.
Vergi sisteminde adalet arayışı ve OVP eleştirisi
Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında vergi ve emeklilik düzenlemelerine de değinen Arslan, mevcut vergi sisteminin çalışanlar üzerindeki yüküne dikkat çekti. Çalışanların vergi ödemesine karşı olmadıklarını ancak sistemin adil işlemesi gerektiğini belirten Arslan, çok kazananın çok, az kazananın az vergi verdiği hakkaniyetli bir model talep ettiklerini söyledi. OVP'de vergi gelirlerini artırma hedefi bulunmasına rağmen, çalışanların üzerindeki vergi yükünü hafifletecek yapısal bir düzenlemenin eksikliğini eleştiren Arslan, karar alma süreçlerinde çalışan temsilcilerinin yeterince dikkate alınmadığını ifade etti. Sendikalaşma oranının yüzde 14 seviyelerinde kalmasının, bu tür ekonomik kararlarda işçi sesinin daha az duyulmasına neden olduğunu belirten Arslan, örgütlü gücün artırılmasının şart olduğunu vurguladı.
Sosyal göstergelerde iyileşme sinyalleri
Ekonomik verilerdeki son gelişmeleri de değerlendiren Arslan, 2023 yılından bu yana ilk kez bazı sosyal göstergelerde olumlu bir tablo oluştuğunu belirtti. Devletin sosyal harcamalarının artış göstermesini ve istihdam gelirlerinin yüzde 32'den yüzde 37'ye yükselmesini olumlu bir gelişme olarak niteleyen Arslan, gelir adaletsizliği konusunda da ilk kez bir iyileşme gözlendiğini kaydetti. En üst gelir grubu ile alt gelir grubu arasındaki makasın 7,9'dan 7,5'a gerilemesini önemli bir adım olarak değerlendiren Arslan, bu iyileşmelerin sürdürülebilir olması için kayıt dışı istihdamla mücadelenin kararlılıkla devam etmesi gerektiğini belirtti. Bakanlık ile yürütülen ev işçilerinin örgütlenmesi gibi projelerin önemine değinen Arslan, Hizmet-İş Sendikası bünyesinde 153 bini aşan kadın üye sayısının, sahada verilen büyük mücadelenin bir sonucu olduğunu ifade ederek, bu çabaların kayıt dışılıkla mücadelede bir mihenk taşı olduğunu sözlerine ekledi.