Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye üzerinden yönetilen ve küresel ölçekte mağduriyet yaratan devasa bir dolandırıcılık şebekesinin çökertildiğini duyurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen kararlı mücadele kapsamında, teknolojiyi ve finansal sistemleri birer suç aracı haline getiren uluslararası yapılanmalara yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2026 yılı içerisinde yürütülen dört ayrı soruşturma dosyası, çağrı merkezi maskesi altında faaliyet gösteren yapıların, sosyal medya ve internet platformları üzerinden yürüttüğü karanlık ağı gün yüzüne çıkardı. Yabancı ülke vatandaşlarını hedef alan bu şebekenin, forex ve kripto para yatırımı vaatleriyle büyük bir vurgun gerçekleştirdiği tespit edildi.
Küresel çapta organize suç ağı
Soruşturma süreci, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nun koordinasyonunda; MİT İstanbul Bölge Başkanlığı, Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün ortak çalışmasıyla yürütüldü. MASAK analizleri ve Interpol üzerinden gelen yüzlerce mağdur başvurusu, şebekenin sahiplik yapısında İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğunu ortaya koydu. Farklı dilleri konuşan müşteri temsilcileriyle mağdurları ağlarına düşüren şüpheliler, kontrol ettikleri yatırım platformlarında sahte kazanç grafikleri oluşturarak kurbanlarını daha fazla para yatırmaya ikna etti. Mağdurlar paralarını çekmek istediklerinde ise hesap blokesi veya vergi gibi bahanelerle karşılaştı. Yatırılan tüm birikimler, yurt dışındaki banka hesaplarına ve kripto cüzdanlarına aktarılarak izini kaybettirmeye çalışıldı.
13 milyar liralık devasa işlem hacmi
Bakan Gürlek'in paylaştığı verilere göre, Avrupa, Uzak Doğu ve Afrika'yı kapsayan geniş bir coğrafyayı hedef alan bu organize yapının, sadece ofis giderleri ve maaş ödemeleri üzerinden hesaplandığında dahi iki yıl içerisinde yaklaşık 13 milyar TL'lik bir işlem hacmine ulaştığı belirlendi. Bu korkunç rakam, şebekenin ne kadar büyük bir ölçekte faaliyet gösterdiğini gözler önüne serdi. Elde edilen bulgular ışığında, 28 şirkete ait 42 çağrı merkezi ve 239 şüpheli hedef alındı. İstanbul ve Muğla'da toplam 286 adrese yönelik başlatılan eş zamanlı baskınlar, Interpol birimlerinin de desteğiyle sabahın erken saatlerinde gerçekleştirildi. Operasyonun ilk aşamasında 175 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.
Tavizsiz mücadele süreci
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından yaptığı açıklamada, suçtan elde edilen kazancın izini sürmeye ve faillerin tüm bağlantılarını ortaya çıkarmaya devam edeceklerini vurguladı. Teknolojinin suç aracı olarak kullanılmasına karşı devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini belirten Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan emniyet birimlerine, MİT'ten Interpol'e kadar operasyonda emeği geçen tüm kamu görevlilerine teşekkürlerini iletti. İnsanların emeğini ve birikimlerini sahte yatırım vaatleriyle hedef alan bu tür yapılanmalara karşı mücadelenin tavizsiz bir şekilde süreceği mesajı verildi. Yakalama çalışmaları ve soruşturma süreci, şebekenin tüm karanlık bağlantıları aydınlatılana kadar titizlikle devam ettiriliyor.