Havadis | Çanakkale | Acı dolu veda yeni hayatların başlangıcı oldu: Bir ailenin fedakarlığı iki hastayı hayata bağladı

Acı dolu veda yeni hayatların başlangıcı oldu: Bir ailenin fedakarlığı iki hastayı hayata bağladı

Çanakkale'de yaşanan elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 20 yaşındaki gencin ailesi, evlatlarının organlarını bağışlayarak yıllardır diyalize mahkum yaşayan iki hastaya yeniden umut ışığı oldu.

Çanakkale'de yaşanan elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 20 yaşındaki gencin ailesi, evlatlarının organlarını bağışlayarak yıllardır diyalize mahkum yaşayan iki hastaya yeniden umut ışığı oldu.

Acı dolu veda yeni hayatların başlangıcı oldu: Bir ailenin fedakarlığı iki hastayı hayata bağladı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Çanakkale'de meydana gelen ve yürekleri burkan bir trafik kazası, organ bekleyen hastalar için beklenmedik bir umut kapısı araladı. Henüz 20 yaşının baharında hayatını kaybeden gencin ailesi, evlatlarının kaybıyla sarsılmalarına rağmen, organlarını bağışlayarak örnek bir davranışa imza attı. Bu asil karar, yıllardır diyaliz makinelerine bağlı kalarak yaşam mücadelesi veren iki hasta için yeni bir başlangıç anlamına geliyordu. Yapılan tıbbi tetkikler sonucunda, merhum gencin böbreklerinin 12 yıldır diyalize giren 46 yaşındaki Osman Çalışkan ve 5 yıldır aynı tedavi sürecini yaşayan 68 yaşındaki Meryem Avcı ile tam uyumlu olduğu belirlendi.

Tıbbi müdahale ve yeniden doğuş

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Organ Nakil Merkezi'nde, Prof. Dr. Cabir Alan ve Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt liderliğindeki uzman ekip, vakit kaybetmeden eş zamanlı nakil operasyonlarını gerçekleştirdi. Başarıyla tamamlanan ameliyatların ardından sağlıklarına kavuşan Çalışkan ve Avcı, kendilerine ikinci bir hayat şansı veren donör gencin ailesine minnet duygularını ifade etti. Prof. Dr. Cabir Alan, organ yetmezliğinin en etkili tedavisinin nakil olduğunu vurgulayarak, diyalizin sadece yaşamı uzatan bir süreç olduğunu, ancak uzun vadede ciddi komplikasyonlar doğurduğunu belirtti. Alan, diyaliz hastalarının karşılaştığı risklere dikkat çekerek, organ bağışının hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Kadavradan nakil oranlarında büyük uçurum

Operasyonun ardından açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt, Türkiye'nin canlı vericili nakillerde oldukça başarılı olduğunu ancak kadavra kaynaklı bağışlarda gelişmiş ülkelerin gerisinde kalındığını ifade etti. Türkiye'de milyon nüfus başına düşen kadavra kaynaklı böbrek nakli sayısının 5 civarında olduğunu, oysa gelişmiş ülkelerde bu rakamın 50'yi bulduğuna dikkat çeken Kurt, yaklaşık 10 katlık bir farkın kapatılması gerektiğini vurguladı. Ülke genelinde 25 bine yakın hastanın böbrek nakli beklediği gerçeği, kadavra bağışının önemini daha da artırıyor. Geçtiğimiz yıl gerçekleşen 2 bin 500 civarındaki canlı vericili nakle karşılık, kadavradan yapılan nakil sayısının sadece 400 seviyesinde kalması, toplumsal farkındalığın artırılması gerekliliğini ortaya koyuyor.

Minnet dolu bir veda ve gelecek umudu

Nakil sonrası sağlığına kavuşan Meryem Avcı ve Osman Çalışkan, yaşadıkları büyük mutluluğun yanında, kendilerine bu şansı tanıyan gencin ailesinin acısını yüreklerinde hissettiklerini belirttiler. Donör gencin ailesine başsağlığı dileyen hastalar, bu fedakarlığın unutulmayacağını ifade ettiler. Uzmanlar, organ bağışının sadece bir tıbbi işlem değil, aynı zamanda bir yaşam armağanı olduğunu belirterek, tüm vatandaşları bu konuda daha duyarlı olmaya ve organ bağışı yapmaya davet etti. Bu tür vakaların, organ nakli bekleyen binlerce hasta için hem bir moral kaynağı hem de kadavra bağışının önemini hatırlatan birer örnek teşkil ettiği belirtiliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız