Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026-2027 Adli Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin hukuk sistemini daha erişilebilir ve hızlı kılacak yeni reform paketlerini kamuoyuyla paylaştı. Yargı camiasının temsilcileriyle bir araya gelen Yılmaz, adaletin tecellisinde teknolojinin imkanlarından azami ölçüde faydalanacaklarını vurguladı.
Yargı süreçlerinde dijital dönüşüm dönemi
Adalet hizmetlerinde verimliliği artırmak amacıyla hayata geçirilen en dikkat çekici yeniliklerden biri, vatandaşların yargılamalardaki gecikmeleri doğrudan bildirebileceği Alo Adalet 135 hattı oldu. Yılmaz, bu sistemin sadece bir şikayet hattı değil, aynı zamanda yargı süreçlerinin izlenmesine ve aksaklıkların yerinde tespit edilmesine olanak tanıyan bir mekanizma olduğunu belirtti. Dijitalleşme hamlesi kapsamında e-Duruşma ve e-Avukat uygulamalarının kapsamı genişletilirken, adli sicil kayıtları gibi işlemlerde yapay zeka destekli sistemlerin devreye alınmasıyla bürokratik süreçlerin ciddi oranda hızlandırıldığı ifade edildi. Yılmaz, yapay zekanın yargıdaki kullanımının hem avantajları hem de riskleri barındırdığını, bu nedenle teknolojiyi kullanırken hukuki güvenlikten taviz vermeyeceklerini dile getirdi.
Terörsüz Türkiye vizyonu ve hukuki süreçler
Konuşmasında Terörsüz Türkiye vizyonuna geniş yer ayıran Yılmaz, terörün Türkiye ekonomisine on yıllar boyunca en az 2,3 trilyon dolarlık bir maliyet yüklediğini hatırlattı. Bu kaynakların eğitim, teknoloji ve adalet gibi alanlara aktarılması durumunda ülkenin çok daha farklı bir noktada olacağını belirten Yılmaz, terörün yarattığı prangadan kurtulmanın iç cepheyi güçlendireceğini ifade etti. Milli Dayanışma ve Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan ve kendisinin başkanlık ettiği kurulun, silahların bırakılması ve örgütsel yapıların tasfiyesi süreçlerini yakından takip ettiğini belirtti. Yılmaz, bu aşamaların ardından devreye girecek olan Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Kurulu'nun, hukuki süreçlerin işletilmesinde kritik bir rol oynayacağını vurguladı.
Güçlü ve haklı bir Türkiye hedefi
Türkiye'nin jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde hem güçlü hem de haklı olma iddiasını sürdürdüğünü belirten Yılmaz, devletin temelinin hukukla sınırlandırılmış bir güç anlayışına dayandığını ifade etti. 2002 yılından bu yana gerçekleştirilen reformlarla yargının vesayetçi yapılardan arındırıldığını ve vatandaşların hak arama yollarının genişletildiğini hatırlatan Yılmaz, hukuk fakültelerine girişteki başarı sıralaması şartından hakim ve savcı yardımcılığı sistemine kadar pek çok düzenlemenin yargı kalitesini artırdığını belirtti. Adalet sisteminin iş yükünü azaltmak için ihtilafların yargıya taşınmadan çözülmesini teşvik ettiklerini söyleyen Yılmaz, özellikle uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadelenin cezaevlerindeki yoğunluğu azaltmak adına öncelikli bir konu olduğunu sözlerine ekledi. Suriye'deki gelişmelere de değinen Yılmaz, kapsayıcı ve tüm kesimleri kucaklayan bir yönetim anlayışını desteklediklerini yineledi.