Ankara'da düzenlenen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni, yargı dünyasının geleceğine dair önemli mesajlara sahne oldu. Yargıtay Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, siyasi parti liderleri ve hukuk camiasının önde gelen isimleri katıldı. Törenin merkezinde ise adaletin dijitalleşmesi ve bu süreçte insan unsurunun korunması gerekliliği yer aldı.
Adaletin merkezinde insan ve vicdan
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, konuşmasında devletin gücünün vatandaşın adalete duyduğu sarsılmaz güvenden kaynaklandığını belirtti. Tarih boyunca insanlığın adaleti bazen bir hükümdar kapısında, bazen bir mahkeme salonunda, bazen de kendi vicdanında aradığını hatırlatan Kerkez, adaletin güçlü olanın değil, haklı olanın yanında saf tutması gerektiğini vurguladı. Hakimlik mesleğinin özündeki yalnızlığa dikkat çeken Kerkez, yargı mensuplarının sosyal medya baskısı veya dış beklentilerden bağımsız, yalnızca dosyadaki delillere ve vicdani kanaatlerine göre karar vermesi gerektiğini ifade etti. Hakimlerin bağımsızlığının sadece bir yetki değil, aynı zamanda ağır bir sorumluluk olduğunu belirten Kerkez, bu dengenin korunmasının hukuk devletinin temeli olduğunu dile getirdi.
Hız ve adalet arasındaki hassas denge
Adaletin tecellisinde zaman yönetiminin önemine değinen Kerkez, geciken adaletin adalet olmadığını ancak hızlı karar verme uğruna adaletin özünden taviz verilemeyeceğini belirtti. Hukuk ve ceza dosyalarının matematiksel problemlerden ibaret olmadığını, her birinin arkasında gerçek bir hayat hikayesi bulunduğunu hatırlatan Kerkez, mahkeme kürsülerinin yüksekliğinin taraflara uzaklık değil, olayları daha geniş bir perspektiften görebilme amacı taşıdığını söyledi. Uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözülmesinin önemine de değinen Kerkez, arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarının geliştirilmesinin toplumsal barışa katkı sağlayacağını, tarafların birbirini anlamasının ön yargıları kırarak çatışmaları sonlandıracağını ifade etti.
Teknoloji yargının hizmetinde olmalı
Dijital dönüşümün yargı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kerkez, UYAP, e-duruşma ve SEGBİS gibi uygulamaların yargı hizmetlerini hızlandırdığını ancak bu dönüşümün amacının yargıyı teknolojiye bağımlı kılmak değil, teknolojiyi adaletin hizmetine sunmak olması gerektiğini belirtti. Yapay zekanın milyonlarca kararı analiz etme, içtihat tarama ve dosya tasnifi gibi konularda büyük kolaylıklar sağladığını kabul eden Kerkez, buna karşın teknolojinin sınırlarını net bir şekilde çizdi. Kerkez, teknolojinin hızlı olabileceğini ancak sağduyu gösteremeyeceğini, veri sunabileceğini ancak sorumluluk üstlenemeyeceğini vurguladı. Yapay zekanın benzer kararları bulabileceğini fakat vicdani kanaat oluşturamayacağını belirten Kerkez, teknolojinin insanın yerinde değil, insanın yanında konumlanması gerektiğini ifade etti.
Hukuki güvenliğin anahtarı istikrar
Konuşmasının sonunda hukuk sisteminin güvencelerine değinen Kerkez, yapay zeka destekli sistemlerin şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini, kişisel verilerin korunmasının ise elzem olduğunu söyledi. Hukuki güvenliğin sadece kanunların açık olmasıyla değil, aynı kuralların benzer olaylarda istikrarlı ve öngörülebilir biçimde uygulanmasıyla sağlanabileceğini belirten Kerkez, vatandaşın adalete erişimini kolaylaştıracak her türlü gelişmenin, daha güçlü ve güven veren bir adalet sistemi kurma hedefinin bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.