Muğla Marmaris’teki Amos Antik Kenti’ne ait 2 bin 200 yıllık bir yazıt, antik dönemde tarımın bugünkünden bile daha planlı ve disiplinli yapıldığını kanıtladı. Fethiye’de bir şapelin zemininde bulunan bu taş tablet, devletin toprakları nasıl yönettiğine dair çarpıcı detaylar sunuyor.
Antik çağın tarım yasaları
Yazıta göre, devlet arazisini kiralayan çiftçilerin uyması gereken çok katı kurallar vardı. Her 100 drahmi kira bedeli karşılığında, araziye 800 üzüm fidanı ve 40 incir fidanı dikmek zorunluydu. Amoslular, arazinin her karışını verimli kullanmak için fidanların aralıklarını ve çukur derinliklerini bile santimetresi santimetresine belirlemişti.
İncirin stratejik önemi
Çiftçiler sadece üzüm ve incirle yetinmiyor, bu ağaçların arasındaki boşluklara tahıl da ekiyorlardı. Uzmanlar, incirin sadece meyve için değil, üzümü zararlı sineklerden korumak için dikildiğini belirtiyor. Yanı antik dönem üreticileri, kimyasal ilaç kullanmadan doğal yöntemlerle mahsullerini korumayı başarmışlardı.
Peki bu taş buraya nasıl geldi
Yazıtın Fethiye’de bulunması ise oldukça ilginç bir tesadüf. Orta Çağ’da gemiler, denge sağlamak için yük yerine taş ve kum kullanırdı. Amos terk edildikten yüzyıllar sonra, bu yazıt bir geminin tabanına balast olarak konulmuş ve Fethiye’ye kadar taşınmış. Şimdilerde Fethiye Müzesi’nde korunan bu eser, müze tadilatı bittiğinde ziyaretçilerle buluşacak.
Sence antik çağdaki bu sıkı denetim sistemi, günümüz tarım politikaları için bir örnek teşkil edebilir mi?