Bursa Kültür Okulları, alışılmışın dışında bir etkinliğe imza attı. Genellikle büyüklerin konuştuğu, gençlerin ise dinlediği eğitim toplantılarının aksine, bu kez roller değişti. Ortaokul ve lise öğrencileri sahneye çıktı; anne, baba ve öğretmenleri ise onları dinlemek için koltuklara geçti.
GENÇLER NEDEN KONUŞUYOR
Etkinliğin temel amacı, kuşaklar arasındaki iletişim kopukluğunu gidermekti. Öğrenciler, ailelerinin koyduğu kuralların üzerlerindeki duygusal etkileri açıkça dile getirdi. "Bizi anlamaya çalışın" mesajı veren gençler, sadece kuralları değil, bu kuralların nedenlerini de bilmek istediklerini belirtti. Özellikle teknoloji kullanımı ve sosyal medya üzerindeki baskıcı tutumların, kendilerinde güvensizlik yarattığını savundular.
EBEVEYNLERE DÜŞEN GÖREVLER
Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş, çocukların her adımda korunmasının aslında onlara zarar verdiğini hatırlattı. Baltaş, ebeveynlerin çocuklarının görevlerini üstlenmek yerine, onlara sorumluluk vermesi gerektiğini vurguladı. Başarısızlığın bir öğrenme süreci olduğunu belirten uzmanlar, aşırı korumacı tavrın çocukları sosyal hayattan kopardığına dikkat çekti.
Peki bu durum senin hayatını nasıl etkiler?
Eğer bir ebeveynsen, çocuğunun başarısızlık korkusunu yönetmesine izin vererek ona en büyük iyiliği yapmış olursun. Gençlerin bu zirvede verdiği mesaj oldukça net: Onlar, kendi kararlarını alabilecekleri bir alan ve yetişkinlerle aralarında "öğüt veren-alan" ilişkisi yerine, karşılıklı güvene dayalı bir bağ bekliyor.
Bundan sonra ne olur?
Okul yönetimi, bu etkinliği geleneksel bir hale getirerek gençlerin sesini daha geniş platformlarda duyurmayı hedefliyor. Eğitim dünyasında "tersine mentörlük" adıyla yayılan bu akım, önümüzdeki dönemde daha fazla okulun müfredatına ve sosyal etkinlik takvimine girebilir. Gençlerin talepleri, ailelerin çocuk yetiştirme pratiklerini değiştirecek mı, yoksa bu sadece bir günlük bir farkındalık olarak mı kalacak? Bunu zaman gösterecek.