Bursa'da yaşayan 55 yaşındaki Minire Alkan, 35 yıl önce Erzurum'dan taşınırken tek bir amacı vardı: Cam kemik hastalığıyla doğan çocukları Eren ve Eda'ya daha iyi bir gelecek sunmak. Bugün 40 ve 36 yaşlarında olan çocukları, kemiklerinin kırılma riski nedeniyle yaşamlarını tekerlekli sandalyeye bağlı sürdürüyor. Anne Alkan, eşinden ayrıldıktan sonra tüm sorumluluğu tek başına üstlendi.
Zorlu yaşam mücadelesi
Aile, devletin bağladığı toplam 35 bin liralık engelli maaşıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Bu parayla hem kira ödeniyor hem de Çanakkale'de gazetecilik okuyan Batuhan'ın okul masrafları karşılanıyor. Eren, hastalığına rağmen tekerlekli sandalyesiyle pazara gidip çorap satarak annesinin yükünü hafifletmeye çalışıyor. Anne Alkan ise en büyük korkusunun, çocuklarından önce hayata veda etmek olduğunu söylüyor.
Hayaller ve geleceğe bakış
Eren'in en büyük özlemi bir gün futbol oynayabilmekken, kız kardeşi Eda ise koyu bir Galatasaray taraftarı olarak stadyumda maç izlemenin hayalini kuruyor. Günlerinin büyük kısmını Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi'nde geçiren kardeşler, kısıtlı imkanlarına rağmen hayata tutunmaya devam ediyor. Anne Alkan, çocuklarının her türlü bakımıyla bizzat ilgilenerek onları bir an olsun yalnız bırakmıyor.