Antalya, yılın en kapsamlı kültür ve sanat şölenlerinden birine ev sahipliği yapmaya başladı. Haşim İşcan Kültür Merkezi'nde düzenlenen resmi törenle start alan Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin Antalya ayağı, 31 Ekim ile 8 Kasım tarihleri arasında şehri adeta bir açık hava müzesine ve sahneye dönüştürüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla gerçekleşen açılışta, festivalin sadece bir eğlence değil, aynı zamanda şehrin kültürel dokusunu uluslararası boyuta taşıyan bir vitrin olduğu vurgulandı. Dokuz gün sürecek olan bu yoğun maraton, konserlerden sergilere, opera ve bale gösterilerinden geleneksel sanat atölyelerine kadar geniş bir yelpazede sanatseverleri ağırlayacak.
Turizmde 12 Ay Vizyonu ve EXPO Hamlesi
Bakan Ersoy, festivalin açılış konuşmasında sadece mevcut etkinliklere değil, Antalya'nın gelecekteki turizm stratejilerine de ışık tuttu. Türk turizmini 81 ile ve yılın tamamına yayma hedefleri doğrultusunda önemli bir adım atılacağını belirten Ersoy, 2026 yılı Kasım ayında düzenlenecek olan COP31 zirvesine dikkat çekti. Bu büyük uluslararası organizasyonun ardından, Antalya EXPO alanının Türkiye'nin en prestijli fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birine dönüştürüleceğini açıkladı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) çatısı altında kurulacak profesyonel bir yönetimle, kış ve bahar aylarında da kentin turizm hareketliliğini zirveye taşıyacak bu merkez, dünya standartlarında bir altyapı ile hizmet verecek.
Sanatın ve Gastronominin Buluşma Noktası
Festival programı, şehrin 40'tan fazla farklı noktasında gerçekleştirilecek 440'ı aşkın etkinlikle oldukça iddialı bir yapıya sahip. Konyaaltı Beach Park'ta kurulacak ana sahnede Simge, Sefo, Gökhan Türkmen, Ebru Yaşar, Demet Akalın ve Hakan Altun gibi sevilen isimler konser verirken, sahne sanatları tutkunları için Attila operası ile Anna Karenina ve Carmina Burana baleleri sahnelenecek. Sanatın her dalına dokunan festivalde, 30'un üzerinde sergi ve yerleştirme ile fotoğrafçılık atölyeleri de yer alıyor. Özellikle Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri sergisi ile Kabe örtüleri ve Kur'an-ı Kerim nüshaları gibi tarihi değerler ziyaretçilerle buluşurken, Yaşayan Miras Antalya sergisi ise telkari, cam, ahşap işçiliği ve ebru gibi geleneksel sanatların ustalarını ağırlayacak.
Lezzet Duraklarında Gastronomi Yolculuğu
Festivalin bir diğer dikkat çeken ayağı ise gastronomi oldu. Şef Mehmet Akdağ'ın ev sahipliğinde belirlenen 85 farklı lezzet durağı, Antalya'nın zengin mutfak kültürünü çağdaş yorumlarla birleştiriyor. Korkuteli'nden Kaş'a, Manavgat'tan Alanya'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada, kentin geleneksel tatları yerli ve yabancı misafirlere sunulacak. Bakan Ersoy, bu gastronomi rotalarının Türk mutfağının dünyadaki bilinirliğini artırmak için stratejik bir vitrin görevi gördüğünü belirtti. Gelecek yıl 32 şehre yayılması planlanan Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl 26 ilde gerçekleştirdiği organizasyonlarla Türkiye'nin kültürel mirasını koruma ve tanıtma misyonunu kararlılıkla sürdürüyor. Dokuz gün sürecek bu yoğun program, hem yerel halkın hem de şehri ziyaret eden turistlerin sanatla iç içe bir deneyim yaşamasına olanak tanıyacak.