Antalya'nın turkuaz suları bugünlerde sadece balıklara değil, bilinçsizce denize atılan pet şişelere, gözlüklere ve telefonlara ev sahipliği yapıyor. Serbest dalışçı Hüseyin Fırat, son beş yıldır deniz tabanını temizleyerek su altındaki gerçek tabloyu gözler önüne seriyor.

Denizdeki değişen çöp rotası
Fırat, kış aylarında genellikle balıkçılık malzemeleriyle karşılaştığını, ancak yazın gelmesiyle birlikte manzaranın tamamen değiştiğini söylüyor. Yaz sezonunda denize düşürülen güneş gözlükleri, boneler ve cep telefonları dalgıçların filesini dolduruyor. Sadece geçtiğimiz pazar günü yapılan bir dalışta, aralarında markalı ürünlerin de bulunduğu 20’ye yakın güneş gözlüğü denizden çıkarıldı.

Taş dolu şişelerle oyun oynuyorlar
Gençlerin pet şişelerin içini taşla doldurup denize atarak "kim daha derinden çıkaracak" yarışı yapması, temizliği içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Fırat, taşla ağırlaşan şişeleri toplamanın hem zor olduğunu hem de ciddi vakit kaybına yol açtığını belirtiyor. Alkol şişelerinin de yoğun şekilde denize atılması, su altındaki yaşamı tehdit etmeye devam ediyor. Bu kirlilik sadece görüntü değil, deniz ekosistemi için de kalıcı bir tahribat anlamına geliyor.



