Antalya’nın en değerli doğal alanlarından biri olan Köprüçay Nehri ve çevresi, hızla çoğalan kaçak yapılar nedeniyle büyük bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Bölgeyi mesken tutanlar, hiçbir altyapısı bulunmayan barakalarda yaşayarak evsel atıklarını ve lağımlarını doğrudan nehirlere boşaltıyor.

Nehir kıyılarını kimler işgal ediyor
Pandemi sonrasında artış gösteren bu kaçak yapılaşma, sadece Köprüçay ile sınırlı değil. Daha önce Aksu Belediyesi, Kumköy sahilinde bin civarında kaçak çardağı yıkmış ve kumsalın altına gömülmüş binlerce lağım çukuru tespit etmişti. Şimdi ise benzer bir tablo Serik’teki Acısu Nehri ve Köprüçay kıyılarında yaşanıyor. Yüzlerce baraka, nehir yataklarını adeta birer atık merkezine dönüştürmüş durumda.

Bu durum sizi nasıl etkiliyor
Nehirlere bırakılan lağım atıkları, içki şişeleri ve evsel çöpler, bölgedeki tarımsal üretimi ve turizm potansiyelini doğrudan tehlikeye atıyor. Doğal güzelliklerin korunması gereken alanlarda oluşan bu kirlilik, ekosistemi geri dönülemez şekilde bozuyor. Yetkililer, Acısu Nehri kıyısındaki yapılar için yıkım kararı alırken, Köprüçay’daki benzer yapılar için de tebligat süreçlerini işletiyor. Belediyeler ve DSİ, kaçak yapıları temizlemek için ortak çalışma yürütüyor. Bakalım bu yıkımlar, Antalya’nın kıyılarını kurtarmaya yetecek mi?





