Havadis | Antalya | Erkeklerin sessiz düşmanı: Hiçbir belirti vermeden ilerleyen o hastalıkta erken teşhis hayat kurtarıyor

Erkeklerin sessiz düşmanı: Hiçbir belirti vermeden ilerleyen o hastalıkta erken teşhis hayat kurtarıyor

Prostat kanserinin erken evrede teşhis edilmesi durumunda tedavi başarısının yüzde 90'ın üzerine çıktığını vurgulayan uzmanlar, hiçbir şikayetin olmamasının bir güvence değil, aksine yanıltıcı bir tablo olduğuna dikkat çekiyor.

Prostat kanserinin erken evrede teşhis edilmesi durumunda tedavi başarısının yüzde 90'ın üzerine çıktığını vurgulayan uzmanlar, hiçbir şikayetin olmamasının bir güvence değil, aksine yanıltıcı bir tablo olduğuna dikkat çekiyor.

Erkeklerin sessiz düşmanı: Hiçbir belirti vermeden ilerleyen o hastalıkta erken teşhis hayat kurtarıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Erkek sağlığında kritik bir yere sahip olan prostat bezi, 40'lı yaşlardan itibaren hormonal değişimlerin etkisiyle biyolojik yapısında önemli farklılaşmalar yaşayabiliyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü'nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü, 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu organda gelişen hastalıkların erken evrede yakalanmasının tedavi başarısını yüzde 90'ın üzerine taşıdığını belirtti. Uzmanlar, özellikle prostat kanserinin başlangıç aşamasında hiçbir idrar şikayetine yol açmadan sessizce ilerleyebildiğini, bu nedenle düzenli kontrollerin hayati bir zorunluluk olduğunu ifade ediyor.

Sessiz seyreden tehlike ve ayırt edici belirtiler

Prostat hastalıkları genellikle benzer klinik şikayetlerle kendini gösterse de, her birinin altında yatan mekanizma farklılık gösteriyor. İyi Huylu Prostat Büyümesi (BPH), yaşla birlikte prostat dokusunun hacimce artarak idrar kanalını sıkıştırması sonucu ortaya çıkıyor. Bu durum; idrar akımında azalma, kesik kesik işeme, gece sık idrara kalkma ve mesanenin tam boşalmadığı hissi gibi yaşam kalitesini düşüren belirtilerle kendini belli ediyor. Genç ve orta yaş grubunda daha sık görülen prostatit yani prostat iltihapları ise idrar yaparken yanma, pelvik bölgede ağrı ve cinsel işlev sırasında rahatsızlık gibi daha belirgin semptomlarla seyrediyor. Ancak prostat kanseri, dokunun dış bölgesinden gelişme eğiliminde olduğu için erken evrede genellikle hiçbir uyarıcı belirti vermiyor. İdrarda kan görülmesi veya kemik ağrıları gibi semptomlar, hastalığın genellikle lokal ileri ya da metastatik evreye ulaştığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Cerrahi teknolojilerde yeni nesil çözümler

İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı veya sonda ihtiyacı gibi komplikasyonların geliştiği durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale geliyor. Günümüzde açık cerrahi yöntemlerin yerini büyük oranda minimal invaziv kapalı teknikler almış durumda. Orta hacimli prostatlarda TUR-P yöntemi altın standart olarak uygulanmaya devam ederken, 80-100 gramın üzerindeki büyük prostatlarda HoLEP lazer cerrahisi ile doku tek parça halinde sıyrılarak başarıyla temizleniyor. Cerrahi ve anestezi riski taşıyan veya cinsel fonksiyonlarını korumak isteyen hastalar için ise Rezum su buharı tedavisi gibi yeni nesil teknolojiler devreye giriyor. Bu yöntem, kontrollü radyo frekans destekli steril su buharı enjeksiyonu ile dokunun vücut tarafından emilip küçülmesini sağlayarak günübirlik bir çözüm sunuyor.

Kanser cerrahisinde konfor ve hassasiyet

Erken evrede teşhis edilen prostat kanserinde birincil tedavi, prostat bezinin meni keseleriyle birlikte tamamen çıkarılmasıdır. Laparoskopik radikal prostatektomi tekniği, yüksek çözünürlüklü görüntüleme sistemleri sayesinde cerraha milimetrik bir çalışma alanı sağlıyor. Bu yöntem, ereksiyonu sağlayan sinir-damar paketlerinin ve idrar tutma mekanizmasının korunmasına olanak tanırken, geleneksel açık cerrahiye kıyasla kanama kaybını azaltıyor ve enfeksiyon riskini minimize ediyor. Hastalar bu sayede daha kısa sürede taburcu edilerek günlük yaşamlarına hızla dönebiliyor. Uzmanlar, aile öyküsü olan erkeklerin 40-45, diğer tüm erkeklerin ise 50 yaşından itibaren yılda en az bir kez ürolojik muayeneden geçmesini öneriyor. Serum PSA ölçümü ve parmakla rektal muayene ile başlayan tarama süreci, şüpheli durumlarda Multiparametrik Prostat MR ve MR-TRUS Füzyon Biyopsi gibi ileri tetkiklerle kesin tanıya ulaştırıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız