Türkiye'nin en köklü sinema etkinliklerinden biri olan ve bu yıl 63'üncü kez kapılarını açan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, sadece beyazperdeye yansıyan hikayelerle değil, jüri üyelerinin temsil ettiği coğrafyalarla da dikkat çekiyor. Daima temasıyla sinemaseverleri bir araya getiren festivalin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması jürisinde yer alan oyuncu Fadik Sevin Atasoy, festivalin sadece bir ödül töreni değil, aynı zamanda küresel bir barış platformuna dönüştüğünü ifade etti. Yunan görüntü yönetmeni Andreas Sinanos'un başkanlık ettiği jüride; Nejat İşler, Fadik Sevin Atasoy, Filistinli Yasmine Al Massri ve Ukraynalı Maryna Er Gorbach gibi farklı kültürlerden gelen isimler yer alıyor.

Sanatın birleştirici gücü masada hayat buluyor
Fadik Sevin Atasoy, özellikle savaşın ve çatışmaların gölgesinde kalan bölgelerden gelen meslektaşlarıyla aynı masayı paylaşmanın derin bir anlam taşıdığını vurguladı. Atasoy, Filistinli ve Ukraynalı sinemacıların bir araya gelerek sinema üzerine fikir alışverişinde bulunmasının, günümüz dünyasının yaşadığı kutuplaşmaya karşı en güçlü yanıt olduğunu belirtti. Biz bir araya gelebiliyorsak herkes bir araya gelebilir diyen Atasoy, sanatın insanları ortak bir paydada buluşturma kapasitesinin altını çizdi. Festivalin bu yılki özel bölümlerinden biri olan Kökler, Işık ve Kamera! başlığı da bu temayı destekleyerek, zorlu koşullarda üretim yapmaya çalışan sinemacıların sesini duyurmayı amaçlıyor.

Antalya seyircisinin jüriye gösterdiği vefa
Festivalin sadece uluslararası boyutuyla değil, Antalya halkının gösterdiği yoğun ilgiyle de öne çıktığını belirten Atasoy, geçmiş yıllarda ödül aldığı ve jüri üyeliği yaptığı bu platformda bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Daha önce oyuncu olarak alkışlandığı sahnelerde bu kez jüri üyesi olarak yer almanın farklı bir deneyim olduğunu ifade eden başarılı oyuncu, seyircinin jüri üyelerine karşı sergilediği sevgi dolu yaklaşımın kendisini çok etkilediğini söyledi. Salonların dolu olması ve kortej yürüyüşündeki coşku, sinema sektörünün Türkiye'de hala ne kadar güçlü ve canlı olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Daima temasıyla geleceğe umutlu bakış
Festivalin 63 yıldır kesintisiz devam etmesinin sinema dünyası için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Fadik Sevin Atasoy, etkinliğin Daima temasına atıfta bulunarak iyimser bir mesaj verdi. Sinemanın iyileştirici gücüne inandığını belirten Atasoy, bu filmin sonu daima iyi bitecek diyerek, sanatın zorluklar karşısında her zaman bir çıkış yolu bulabileceğine olan inancını paylaştı. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, hem yerel hem de küresel ölçekte sinemacıları bir araya getiren yapısıyla, sanatın sınırları aşan evrensel dilini bir kez daha kanıtlamış oldu.