Yıllarca ekran başında kod yazan, dijital dönüşümün tam merkezinde çalışan Nurhayat Varol, emekli olunca her şeyi geride bıraktı. Antalya’nın İbradı ilçesine bağlı Ürünlü köyüne yerleşen Varol, artık teknolojinin insan üzerindeki etkilerini sanatla anlatıyor. Eski bir ahırı sanat galerisine dönüştüren Varol, şehirdeki hızlı tüketim çılgınlığının aksine doğayla iç içe ve üretim odaklı bir yaşam sürüyor.
DİJİTAL HAPİSHANEYE KARŞI KÖY HAYATI
Varol, köy yaşamına geçiş kararını bir kültür çalıştayı sırasında aldı. 2009 yılında yıkılmak üzere olan bir köy evini onararak yerleşti. Artık çöpe atılan kumaşları kırk yama tekniğiyle yeniden değerlendiriyor. Fotoğraf, belgesel ve enstalasyon çalışmalarıyla insan ve doğa arasındaki kopan bağı yeniden kurmaya çalışıyor. Ona göre algoritmalar artık sadece bilgi değil, insanların düşünce biçimlerini yöneten görünmez bir güç haline geldi.
SANATLA ALGORİTMALARI SORGULUYOR
Varol, dijital platformların kullanıcıları nasıl yönlendirdiğini "Algoritmik Dünya" isimli devasa enstalasyonuyla gözler önüne seriyor. 3 metre yüksekliğindeki bu eser, yapay zeka destekli sistemlerin yarattığı belirsizliklere dikkat çekiyor. Daha önceki "Tenden Tele" ve "Kuşatılmış" çalışmalarıyla bireyin dijital dünyada metalaşmasını eleştiren sanatçı, bakır telleri tığla örerek özgün formlar yaratıyor. Sanatçının bu çalışmaları, Kapadokya Bienali kapsamında Meryem Ana Kilisesi’nde sergileniyor.