Artvin Ardanuç'ta yaşayan Şengül Gezer, 66 yıllık ömrüne sığdırdığı beş büyük kayıpla mücadele ediyor. Bir bebeğini, attan düşen kızını, yıldırım çarpan oğlunu, kanserden eşini ve son olarak çığ altında kalan oğlunu toprağa veren Gezer, tüm yaşadıklarına rağmen pes etmiyor. Zorluklarla dolu hayatında geçirdiği felce rağmen hala ayakta durmaya çalışan anne, evlatlarından geriye kalan dört torununu büyütebilmek için besicilik yaparak geçimini sağlıyor.

Yaşama tutunma mücadelesi
Sabahın ilk ışıklarıyla ahıra giren Gezer, hayvanların bakımını tek başına üstleniyor. Günün geri kalanını torunlarına bakarak ve kaybettiği yakınlarının fotoğraflarına bakarak geçiren Gezer, en büyük teselliyi torunlarının geleceğini kurmakta buluyor. Evlatlarını kaybetmenin acısını her gün taze yaşayan anne, çığ felaketinde 125 gün sonra bulunan oğlu Bülent'in ardından çektiği derin sızıyı ise "Kalkıp gezemiyorum ama torunlarım için çalışmak zorundayım" sözleriyle anlatıyor.

Yarının umudu torunları
Gezer, her kapı çaldığında kaybettiği oğlunun geleceğini hayal ederek yaşamaya devam ediyor. Bugün 4 kızıyla birlikte hayata sarılan yaşlı kadın, evlat acısını "Allah kimseye vermesin" diyerek özetliyor. Gezer'in tek isteği, hayatta kalan torunlarını kimseye muhtaç etmeden, kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir geleceğe hazırlamak.





