Antalya'nın Aksu ilçesinde 7 Eylül tarihinde başlayan ve dört gün boyunca süren zorlu mücadelenin ardından kontrol altına alınabilen orman yangını, geride sadece küle dönmüş bir arazi değil, aynı zamanda felaketin boyutunu kanıtlayan ibretlik görüntüler bıraktı. Bölgede evi bulunan bir vatandaşın, yangından yaklaşık bir ay önce ormanlık alanın hemen yanı başında, yeşillikler içinde çektiği huzurlu bahçe ve sera görüntüleri, afetin yaşandığı gün rüzgarın ters dönmesiyle birlikte yerini korkunç bir manzaraya bıraktı. AFAD ekiplerinin tahliye kararı sonrası bölgeden ayrılmak zorunda kalan vatandaşların havadan dron ile kaydettiği görüntüler, alevlerin nasıl bir yıldırım hızıyla yayıldığını ve dakikalar içinde nasıl bir alev topuna dönüştüğünü tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.
Dakikalar içinde değişen kader
Karaöz Mahallesi'nde 7 Eylül günü saat 16.25 sularında başlayan yangın, bölgedeki sert rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayılarak yerleşim yerlerini tehdit etmeye başladı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen itfaiye ve orman ekiplerinin yanı sıra bin 196 personel, 182 arazöz, 77 iş makinesi ve 204 aracın katıldığı devasa söndürme operasyonu, köylülerin de desteğiyle dördüncü günün sonunda başarıya ulaştı. Yangının kontrol altına alınmasının ardından bölgede yapılan incelemelerde, alevlerin yerleşim yerlerine ne kadar yaklaştığı ve ekiplerin müdahalesiyle nasıl son anda kurtarıldığı dron kameralarına yansıyan detaylarla netleşti. Özellikle yaklaşık bir kilometre mesafeden rüzgarın yön değiştirmesiyle yükselen alevler, tahliye edilen bölgede adeta bir yarışa girmişçesine ilerledi. Daha on beş dakika öncesine kadar yemyeşil olan ormanlık alanın, dakikalar içinde seralara ve evlere dayanan bir alev yumağına dönüşmesi, afetin şiddetini gözler önüne serdi.
Tahliye sonrası endişeli bekleyiş
Yeşilkaraman Mahallesi sakinlerinden Ahmet Çelik, yangının ikinci gününde mahallelerini tehdit etmeye başlamasıyla birlikte ekipler tarafından güvenli bölgeye tahliye edildiklerini anlattı. Evlerinden ayrılmak zorunda kalan vatandaşlar, alevlerin mahalleyi sarmasını endişeli gözlerle izlerken, Çelik o anları şu sözlerle aktardı: Evde herhangi bir zararımız yok ancak ağaçlarımız ve birkaç hayvanımız maalesef telef oldu. Etrafımızdaki ormanlık alan tamamen yandı. Karaöz tarafından gelen yangın, ilk gün bizi etkilememişti ama ikinci gün kapımıza kadar dayandı ve kendimizi alevlerin tam ortasında bulduk. Mahalle boşaltıldıktan sonra alevlerin evlerimizi sarması sadece 15 dakika sürdü. Evlerimizi dumanın içinden göremiyorduk, sadece karşıdan izlemekle yetindik.
Ekiplerin cansiperane mücadelesi
Yangın söndürüldükten sonra evlerine geri dönen vatandaşlar, alevlerin evlerini çevrelemesine rağmen söndürme ekiplerinin yoğun çabasıyla ikametlerinin yanmaktan son anda kurtarıldığını fark etti. Ahmet Çelik, evlerinin kurtarılma sürecini, alevlerin ortasından geçen itfaiye ve TOMA ekiplerinin büyük bir özveriyle çalıştığını belirterek, evlerinin sadece camlarının zarar gördüğünü ve ağaçlarının yandığını ifade etti. Ekiplerin müdahalesi olmasaydı sonucun çok daha ağır olabileceğini vurgulayan Çelik, yangının çıkış sebebinin henüz belirlenemediğini de sözlerine ekledi. Soğutma çalışmalarının devam ettiği bölgede, havadan ve karadan yapılan etkin müdahale sayesinde yangın en az hasarla atlatılmış oldu. Yangından geriye ise küle dönmüş orman arazisi ve ekiplerin zamanla yarıştığı o zorlu günlerin izleri kaldı.