Ankara'nın Sincan ilçesinde yaşayan ve EGO bünyesinde şoför olarak görev yapan 46 yaşındaki İsmail Küçükerdoğan'ın 30 Ağustos sabahı evinden ayrılmasıyla başlayan süreç, ailenin kabusu haline dönüştü. İşe gitmek üzere evinden çıkan Küçükerdoğan'dan bir daha haber alamayan yakınları, durumu derhal güvenlik güçlerine bildirerek kayıp ihbarında bulundu. Başlatılan geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları, 2 Eylül tarihinde Ayaş ilçesine bağlı Sinanlı Mahallesi kırsalında bulunan bir araçla yeni bir boyut kazandı. Ekipler, Küçükerdoğan'a ait otomobili bölgede terk edilmiş halde bulurken, araç içerisinde yapılan incelemelerde şahsın cep telefonunun uçak moduna alınmış olduğu ve bu nedenle sinyal takibinin imkansız hale getirildiği tespit edildi.
Kayıp şoförün cansız bedeni mağara çevresinde bulundu
Aracın bulunduğu noktayı merkez üssü olarak belirleyen arama ekipleri, çalışmalarını Çıngıraklı Mağarası ve çevresindeki sarp kayalık alana yoğunlaştırdı. Yapılan titiz taramalar sonucunda, İsmail Küçükerdoğan'ın cansız bedeni kayalıkların arasında bulundu. Helikopter yardımıyla bulunduğu yerden alınan cenaze, otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi. Jandarma ekipleri bölgede detaylı bir inceleme başlatırken, ilk tıbbi ve kriminal değerlendirmelerde şahsın yüksekten düşme sonucu hayatını kaybettiği ve vücudunda herhangi bir darp veya cinayet izine rastlanmadığı rapor edildi. Olayla bağlantılı olabileceği şüphesiyle bazı kişilerin ifadelerine başvurulsa da, resmi makamlar olayı şimdilik kaza olarak nitelendirdi.
Ağabeyden cinayet iddiası: Yükseklik korkusu vardı
Resmi raporları kabul etmeyen ağabey Mustafa Küçükerdoğan, kardeşinin ölümünün bir kaza değil, planlı bir cinayet olduğunu savunuyor. Kardeşinin daha önce yol verme meselesi yüzünden tartıştığı bir kişiyle husumeti olduğunu belirten ağabey, İsmail Küçükerdoğan'ın karakter yapısının bu olayı yalanladığını ifade etti. Yürümeyi sevmeyen ve her yere aracıyla giden kardeşinin, üstelik yükseklik korkusu varken o sarp araziye kendi isteğiyle gitmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Mustafa Küçükerdoğan, kardeşinin zorla o bölgeye götürüldüğünü iddia etti. Tartışma yaşadığı kişinin tek başına hareket etmediğini, başka şahısları da azmettirmiş olabileceğini öne süren ağabey, tartışmanın bir video kaydı yüzünden büyüdüğünü ve karşı tarafın tornavidayla saldırmaya çalıştığını belirtti.
Telefonun uçak moduna alınması şüpheleri artırdı
Olayın her aşamasında büyük şüpheler olduğunu dile getiren aile, İsmail Küçükerdoğan'ın telefonunu kendi isteğiyle kapatacak biri olmadığını vurguluyor. Gizli saklı bir işi olmayan ve nereye gideceğini her zaman ailesiyle paylaşan kardeşinin, kaybolduğu gün üzerinde iş kıyafetleri dahi olmadığını belirten ağabey, sürecin başından beri bir gariplik olduğunu ifade etti. Kaybolduğu günün öncesinde ailevi bir cenaze için plan yaptıklarını ve kardeşinin davranışlarında hiçbir anormallik gözlemlemediklerini belirten Mustafa Küçükerdoğan, eşiyle veya çevresiyle herhangi bir sorunu olmayan kardeşinin bu şekilde hayatını kaybetmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından Elmadağ'daki Yeşildere Camisi'nde son yolculuğuna uğurlanan İsmail Küçükerdoğan'ın ailesi, olayın tüm detaylarıyla aydınlatılması için hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını açıkladı.