Trabzon'un Sürmene ilçesinde 4 Nisan 2015 tarihinde yaşanan ve spor dünyasını derinden sarsan Fenerbahçe otobüsüne yönelik silahlı saldırı, yıllar süren sessizliğin ardından hazırlanan kapsamlı bir iddianameyle yeniden gündeme oturdu. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi'nin titiz incelemeleri ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla dosyada kanun yararına bozma süreci başlatıldı. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan 26 sayfalık iddianamede, aralarında tutuklu isimlerin de bulunduğu beş şüpheli hakkında 39 kişiye karşı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Olayın aydınlatılmasında en kritik rolü ise HTS kayıtları, baz istasyonu sinyal haritaları ve olay yerinde bulunan ayak izleri oynadı.
İletişim trafiği ve baz istasyonu verileri suçlamaları doğruladı
Soruşturma derinleştirildikçe şüphelilerin olay gününe dair verdikleri ifadelerin teknik verilerle çeliştiği ortaya çıktı. Özellikle Yusuf Ö. isimli şüphelinin olay anında evinde olduğunu iddia etmesine rağmen, geriye dönük baz istasyonu kayıtları bu savunmayı tamamen çürüttü. Yapılan analizlerde, Yusuf Ö. ve Özden R. K.'nın saldırı sırasında Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüsle aynı baz istasyonlarından sinyal aldığı tespit edildi. İletişim trafiği incelendiğinde ise Nisan 2015'in ilk haftasında şüpheliler arasında yoğun bir görüşme trafiği yaşandığı görüldü. Sadece saldırı gününü kapsayan 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasında 345 görüşme gerçekleşirken, saldırının yaşandığı 22.18 saatleri civarında bu trafiğin zirve yaptığı belirlendi.
Planlı bir saldırı ve keşif faaliyeti
İddianamede, saldırının rastgele bir eylem olmadığı, aksine önceden planlanmış bir tasarlama ürünü olduğu vurgulandı. Şüpheliler Hakan H., Emiral A. ve Özgür E.'nin, otobüsün Of ilçesinden geçişi sırasında güzergah üzerinde keşif ve gözcülük yaptıkları, elde ettikleri bilgileri olay yerindeki diğer şüphelilere aktardıkları öne sürüldü. Otobüsün şoförünün vurulabilmesi için aracın hızının ve konumunun önceden belirlenmesi gerektiği, bu nedenle saldırganların tüfeğin etkili menzili olan 40 metre mesafede pusu kurdukları tespit edildi. Olay yerinden yaklaşık 130 metre uzaklıktaki derede bulunan Zafire ibareli çift namlulu av tüfeği ve patlamış kartuşlar, kriminal incelemelerle saldırının ana delili haline getirildi.
39 kişiye karşı öldürmeye teşebbüs
Savcılık, saldırının sadece şoför Ufuk K.'yı hedef almadığını, otobüsün viyadükten düşme veya şarampole yuvarlanma riskini de beraberinde getirdiğini belirterek, araçtaki 39 kişinin hayatının kasten tehlikeye atıldığını kaydetti. Şoförün kafa bölgesine yapılan doğrudan atışlar ve vücudundan çıkarılan saçma nüveleri, saldırganların öldürme kastıyla hareket ettiğinin en somut kanıtı olarak dosyaya girdi. Şüphelilerin birlikte suç işleme iradesiyle hareket ettikleri ve Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca en ağır cezayı almaları gerektiği ifade edildi. Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen 12 klasörlük delil dosyasıyla birlikte, 11 yıllık bekleyişin ardından yargılama süreci resmen başlamış oldu.