Modern çağın yalnızlığı kapı komşusuna kadar ulaştı: Artık tuz istemek bile tarih oluyor

Türkiye'nin 12 büyükşehrinde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, dijitalleşmenin etkisiyle mahalle kültürünün ve komşuluk bağlarının hızla eridiğini gözler önüne seriyor. İnsanlar büyük olaylarda bir araya gelse de gündelik yaşamdaki etkileşimler neredeyse tamamen kopma noktasına geldi.

Modern çağın yalnızlığı kapı komşusuna kadar ulaştı: Artık tuz istemek bile tarih oluyor

Teknolojinin hayatımızın her alanına nüfuz etmesi, geleneksel mahalle kültürümüzü ve komşuluk ilişkilerimizi kökünden sarsmaya devam ediyor. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Feyza Korkmaz Sağlam'ın öncülüğünde yürütülen ve Türkiye'nin 12 farklı büyükşehrini kapsayan geniş çaplı bir araştırma, modern insanın yalnızlaşma sürecinin komşuluk pratiklerini nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Esenler Belediyesi bünyesindeki Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi ve Adamor Araştırma Merkezi iş birliğiyle hazırlanan bu çalışma, mahalle yaşamının geleceğine dair oldukça karamsar bir tablo çiziyor.

Komşuluk ilişkilerinde büyük erime

Araştırma kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Tekirdağ, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum, Malatya ve Gaziantep illerinde 25 yaş ve üzeri bin 622 kişiyle görüşüldü. Elde edilen veriler, toplumun büyük bir kesiminin komşuluk bağlarının zayıfladığını kabul ettiğini gösteriyor. Katılımcıların yüzde 29,9'u komşuluk ilişkilerinin artık neredeyse tamamen sona erdiğini belirtirken, yüzde 38,1'lik bir kesim bu bağların büyük ölçüde zayıfladığını ifade ediyor. İlişkilerin zayıflamaya başladığını düşünen yüzde 22'lik dilim de eklendiğinde, toplumun çok büyük bir kısmının bu geleneksel yapının çözüldüğü konusunda hemfikir olduğu görülüyor. Komşuluk ilişkilerinin değişmediğini ve hala önemini koruduğunu savunanların oranı ise sadece yüzde 8,9'da kalarak mahalle kültürünün ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu kanıtlıyor.

Dijitalleşme fiziksel teması yok ediyor

Dr. Öğr. Üyesi Feyza Korkmaz Sağlam, bu değişimin temelinde dijitalleşmenin ve sanal dünyanın yarattığı bireyselleşme sürecinin yattığını vurguluyor. İnsanların en küçük ihtiyaçlarını bile dijital platformlar üzerinden karşılayabildiği bir çağda, komşularla fiziksel temas kurma ihtiyacı da giderek azalıyor. Eskiden bir ihtiyaç anında kapısını çaldığımız komşumuzdan tuz veya ekmek istemek gibi gündelik pratikler, artık yerini dijital çözümlere bırakmış durumda. Bu etkileşimsizlik hali, zamanla paylaşımı ve dayanışmayı da beraberinde yok ederek bireylerin mahalleye ve kente olan aidiyet duygusunu zayıflatıyor. İnsanlar birbirini tanımadıkça ve mekânsal birliktelikler azaldıkça, mahalle kültürü de yavaş yavaş tarih sahnesinden siliniyor.

Büyük olaylarda dayanışma hala umut veriyor

Çalışmanın en dikkat çekici noktalarından biri, insanların komşuluk ilişkilerine verdiği önemin aslında hala yüksek olması. Katılımcıların yaklaşık yüzde 85'i, gündelik hayatlarındaki mevcut komşuluk pratiklerinden memnun olduklarını belirtiyor. Ancak bu memnuniyet, geleceğe dair umutlu olmaya yetmiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 90'ına yakını, komşuluğun geleceğinin parlak olmadığını ve mahalle dayanışmasının giderek son bulacağını düşünüyor. Yine de tamamen umutsuz bir tablo yok; insanlar düğün, cenaze veya büyük yaşam olaylarında hala birbirlerine destek olma konusunda istekli davranıyorlar. Uzmanlar, bu dayanışma ruhunun korunabilmesi için gündelik etkileşimlerin artırılması ve insanların birbirini daha yakından tanımasına olanak sağlayacak sosyal alanların güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız