Dijital dünyanın sunduğu filtreli ve kusursuz yaşamlar, özellikle genç kuşaklar üzerinde derin bir estetik baskı oluşturmaya başladı. Sosyal medya platformlarında paylaşılan 15 saniyelik, manipüle edilmiş öncesi-sonrası videoları, gerçeklik algısını bozarak estetik cerrahi kliniklerine başvuranların yaş ortalamasını ciddi oranda aşağı çekti. İstanbul Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, bir baba ve hekim olarak bu durumun yarattığı endişeyi dile getirerek, çocukların karne hediyesi olarak dudak dolgusu talep etmeye başladığını belirtti. Bu durum, estetik müdahalelerin artık bir ihtiyaçtan ziyade, dijital bir statü sembolü haline geldiğini gözler önüne seriyor.
Gerçek dışı beklentiler ve cerrahi riskler
Uzmanlar, hastaların kliniklere artık çok daha sıra dışı ve tıbbi açıdan riskli taleplerle geldiğini ifade ediyor. VM Medical Park Florya Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Yakup Çil, özellikle omuz genişletme veya ayak küçültme gibi taleplerin arttığını vurguluyor. Prof. Dr. Çil, ayakkabıların daha estetik görünmesi için ayak kemiklerine müdahale edilmesini isteyen veya daha atletik bir vücut yapısı için omuzlarını genişletmek isteyen hastaların, bu işlemlerin basit bir dokunuş değil, ciddi komplikasyonlar barındıran cerrahi operasyonlar olduğunu göz ardı ettiğini belirtiyor. Özellikle 20-30 yaş grubundaki gençlerin, sosyal medyadaki popüler görünümlere ulaşmak için bu tür gereksiz cerrahi müdahalelere yönelmesi, uzmanlar tarafından endişeyle karşılanıyor.
Psikolojik değerlendirme ve tıbbi etik
Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, kliniklerine başvuran hastaların taleplerini değerlendirirken sadece fiziksel değil, psikolojik bir süreç de yürüttüklerini ifade ediyor. Patolojik bir durum sezinlediklerinde hastaları psikiyatri konsültasyonuna yönlendirdiklerini belirten Hocaoğlu, her tıbbi müdahalenin bir risk taşıdığını ve bu risklerin hayat boyu sürecek fonksiyon kayıplarına yol açabileceğini hastalarına anlatmaya çalıştıklarını söylüyor. Dijital illüzyonlara kapılan bireylerin, bir binanın kolonunu kesmekle eşdeğer olan kemik müdahalelerini hafife alması, cerrahların en çok zorlandığı konuların başında geliyor. Uzmanlar, estetik cerrahinin sınırlarının bilimsel gerçeklerle çizilmesi gerektiğini ve sosyal medyadaki sanal görüntülerin tıbbi birer referans olamayacağını ısrarla vurguluyor.
Ebeveynlere düşen büyük sorumluluk
Estetik cerrahi taleplerinin çocuk yaşlara kadar inmesi, ailelerin bu konudaki duyarlılığını daha da önemli kılıyor. Doç. Dr. Hocaoğlu, çocukların yaz tatili veya karne hediyesi olarak estetik operasyon istemesinin ürkütücü bir tablo olduğunu belirterek, ebeveynlerin bu talepler karşısında çok daha dikkatli ve bilinçli olması gerektiğini ifade ediyor. Her tıbbi işlemin kendine özgü komplikasyonları olduğu gerçeği, özellikle gelişim çağındaki bireyler için çok daha büyük riskler taşıyor. Uzmanlar, estetik kaygıların ötesinde, gençlerin kendi doğal yapılarını kabul etmelerini sağlayacak bir sosyal iklimin oluşturulması gerektiğinin altını çiziyor.