Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne açıklarında 30 Ağustos tarihinde meydana gelen ve 28 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Filo Jet yolcu gemisi faciasının yankıları sürüyor. Olayın üzerinden geçen iki ayı aşkın süreye rağmen acıları dinmeyen aileler, sorumluların sadece gemi personeliyle sınırlı tutulmasına karşı çıkarak kapsamlı bir yargılama süreci için Mersin'de bir araya geldi. Türkiye'nin dört bir yanından gelen acılı aileler ve kazazedeler, Akdeniz ilçesindeki Özgür Çocuk Parkı'nda buluşarak adalet taleplerini dile getirdi. Ellerinde kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıyan grup, facianın perde arkasındaki ihmaller zincirinin aydınlatılmasını bekliyor.
Sorumluluk zinciri şirket merkezine kadar uzanmalı
Ailelerin avukatı Berkan Aydoğan, facianın sadece gemi üzerindeki hatalarla açıklanamayacağını belirterek, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusunun kapsamını genişlettiklerini ifade etti. Aydoğan, taleplerinin geminin sefere çıkarılmasından bakım süreçlerine kadar uzanan tüm karar mekanizmalarının mercek altına alınması olduğunu vurguladı. Suç duyurusunda, Türkiye ve KKTC'deki şirketlerin yönetim kurulu üyeleri, hissedarlar ve teknik denetim süreçlerinde görev alan yetkililer dahil olmak üzere geniş bir isim listesi yer alıyor. Avukat Aydoğan, kimin hangi teknik uyarıyı göz ardı ettiğinin, hangi ihmalin bu trajik sonuca zemin hazırladığının somut delillerle ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Kayıp Asel için arama çalışmaları durduruldu iddiası
Faciada en çok yürek burkan detaylardan biri ise 3 yaşındaki Asel Hilaloğlu'nun akıbeti oldu. Aradan geçen 66 güne rağmen küçük çocuktan bir iz bulunamaması, ailenin yaşadığı belirsizliği daha da derinleştiriyor. Avukat Aydoğan, KKTC Ulaştırma Bakanı'nın açıklamalarına atıfta bulunarak, 650 metre derinlikte yapılan son aramanın ardından çalışmaların durdurulduğunu iddia etti. Aile, arama faaliyetlerinin teknik imkanlar zorlanarak devam ettirilmesini ve kendilerine düzenli bilgi akışı sağlanmasını talep ediyor. Baba Salim Hilaloğlu ise kızının bulunmasının imkansız olduğu yönündeki açıklamaların bir baba için kabul edilemez olduğunu belirterek, yetkililerin duyarsızlığına tepki gösterdi.
Mezar karışıklığı iddiası adalet arayışını derinleştirdi
Facianın yarattığı yıkım sadece kayıplarla sınırlı kalmadı; cenazelerin teşhisi ve defin süreçlerinde yaşanan aksaklıklar da ailelerin güvenini sarstı. Özgür Gönül'ün babası Gökmen Gönül, oğlunun mezarında yatan kişinin kendisine ait olmadığını düşündüğünü belirterek, fethi kabir talebinde bulunduklarını açıkladı. Adalet Bakanlığına başvurduklarını belirten acılı baba, cenazelerin karıştırılmış olabileceği şüphesiyle büyük bir psikolojik yıkım yaşadıklarını dile getirdi. Aileler, hem Türkiye'de hem de KKTC'de yürütülen soruşturmaların yavaş ilerlemesinden ve bilgi paylaşımındaki eksikliklerden duydukları rahatsızlığı dile getirerek, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyor. Mersin Adliyesi önünde toplanan aileler, hukuk mücadelesinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını bir kez daha vurguladı.