Tokat'ın Sulusaray ilçesinde, Çekerek Irmağı'nın suları üzerinde yükselen ve yaklaşık iki bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilen tarihi köprü, zamana karşı verdiği mücadeleyi kazanarak günümüze kadar ulaşmayı başardı. Roma döneminin mimari estetiğini ve mühendislik dehasını yansıtan bu yapı, sadece tarihi bir anıt olarak değil, aynı zamanda bölgedeki ulaşım ağının vazgeçilmez bir parçası olarak varlığını sürdürüyor. Köprü, günümüzde dahi araç ve yaya trafiğine açık olmasıyla benzerlerinden ayrılıyor.
Roma döneminden günümüze uzanan mimari
Köprünün yapımına dair kesin bir tarih kaydı bulunmasa da, bölgede yer alan Sebastapolis Antik Kenti kalıntılarıyla gösterdiği yapısal benzerlikler, uzmanların bu eseri Roma dönemine tarihlendirmesini sağlıyor. Altı kemerli mimarisiyle dikkat çeken yapının en belirgin özelliği, ortada yer alan iki kemer gözünün diğerlerine kıyasla daha geniş ve yüksek tasarlanmış olmasıdır. Bu tasarım, dönemin mühendislik anlayışının bir yansıması olarak kabul edilirken, köprünün her iki kıyıdan merkeze doğru hafif bir eğimle yükselmesi, yapının estetik ve teknik dengesini güçlendiriyor. Uzun yıllar boyunca geçirdiği çeşitli onarımlar ve restorasyon çalışmaları sayesinde, tarihi dokusunu koruyarak günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır.
Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası
Sulusaray ilçe merkezini çevreleyen yedi farklı köye ve Yozgat sınırındaki yerleşim birimlerine ulaşımı sağlayan bu köprü, bölge halkı için hayati bir öneme sahip. Yöre sakinlerinden Burhanettin Erden, köprünün sadece tarihi bir değer taşımadığını, aynı zamanda günlük yaşamın bir parçası olduğunu belirterek, traktörlerle tarlaya giderken dahi bu tarihi geçidi kullandıklarını ifade ediyor. Yerli ve yabancı turistlerin bölgeye geldiklerinde ilk duraklarından biri olan Sebastapolis Antik Kenti'ni ziyaret ettikten sonra bu köprüye uğrayarak fotoğraf çektirmeleri, yapının turistik değerini de gözler önüne seriyor.
Geçmiş ile gelecek arasında bir bağ
İki bin yıllık geçmişiyle adeta bir zaman tüneli görevi gören bu yapı, üzerinden geçen araçlar ve yayalarla birlikte geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Çekerek Irmağı'nın suları üzerinde yüzyıllardır dimdik duran köprü, modern ulaşım ihtiyaçlarına cevap verirken, aynı zamanda bölgenin kültürel mirasını da temsil ediyor. Hem tarihi bir doku hem de işlevsel bir köprü olma özelliğini bir arada barındıran bu eser, Sulusaray'ın simgelerinden biri olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.