Havadis | Asayiş | Filo Jet faciasında kara kutu dehşeti: Kilitli kapılar ve çalışmayan can sallarının gölgesinde ihmaller zinciri

Filo Jet faciasında kara kutu dehşeti: Kilitli kapılar ve çalışmayan can sallarının gölgesinde ihmaller zinciri

Girne’de 28 kişinin yaşamını yitirdiği Filo Jet faciasına dair yürütülen soruşturmada, geminin kara kutusundan çıkan ses kayıtları tüyler ürpertti. Yolcu salonlarının kilitlendiği, can salları motorlarının arızalı olduğu ve şirketin tahliye videolarını gizlediği iddiaları mahkeme salonunda yankılandı.

Girne’de 28 kişinin yaşamını yitirdiği Filo Jet faciasına dair yürütülen soruşturmada, geminin kara kutusundan çıkan ses kayıtları tüyler ürpertti. Yolcu salonlarının kilitlendiği, can salları motorlarının arızalı olduğu ve şirketin tahliye videolarını gizlediği iddiaları mahkeme salonunda yankılandı.

Filo Jet faciasında kara kutu dehşeti: Kilitli kapılar ve çalışmayan can sallarının gölgesinde ihmaller zinciri
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Girne’de 30 Ağustos tarihinde meydana gelen ve 28 kişinin hayatını kaybettiği Filo Jet faciasının ardından yürütülen adli soruşturma, geminin kara kutusu olarak bilinen VDR cihazından elde edilen çarpıcı ses kayıtlarıyla yeni bir boyut kazandı. Girne Kaza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, facianın sadece bir kaza değil, ihmaller zincirinin bir sonucu olabileceğine dair ciddi bulgular gün yüzüne çıktı. Mahkemeye sunulan bilgiler, gemideki güvenlik önlemlerinin kağıt üzerinde kaldığını ve yolcuların adeta ölüme terk edildiğini gözler önüne seriyor. Soruşturma kapsamında şirket direktörü Ali Özdülger, birinci kaptan Mustafa Öz, ikinci kaptan Merve Nur Seraslan, baş makinist Zeki Öz, ikinci makinist Metin Gül ile mürettebat üyeleri Sertan Erol, Qadir Kuliyev, Vale Huvucadar ve Raşat İbrahimov olmak üzere toplam 9 zanlı hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme suçlamasıyla yürütülen süreç devam ediyor. Tahkikat polisi Mehmet Mannaş, geminin VDR cihazında bulunan 68 günlük ses kaydının 42 günlük kısmının incelendiğini ve bu kayıtların facia öncesindeki güvenlik zafiyetlerini kanıtlar nitelikte olduğunu belirtti.

Kilitli kapılar ve çalışmayan can salları

Mahkemeye aktarılan VDR kayıtları, gemideki teknik arızaların facia gününden çok önce bilindiğini ortaya koyuyor. Özellikle can sallarını denize indirmekle görevli motorların arızalı olduğu ve bu durumun Temmuz ayından beri mürettebat arasında konuşulduğu belirlendi. Kayıtlarda, geminin sefer güvenliğini doğrudan etkileyen bu teknik sorunların şirket yönetimine bildirilip bildirilmediği ve neden giderilmediği soruları öne çıkıyor. Bir diğer dehşet verici bulgu ise yolcu salonlarındaki kapıların kilitli olmasıydı. Birinci kaptan Mustafa Öz’ün, kapıların neden kilitli olduğunu sorguladığı kayıtlarda, ikinci makinist Metin Gül’ün kötü hava koşullarında yolcuların yerlerinde duramadığı gerekçesiyle bu yönteme başvurduklarını itiraf ettiği duyuluyor. Mürettebatın, yolcuların güvenliğinden ziyade gemi içindeki düzeni sağlamak adına acil durum tahliye yollarını kapatmış olması, facianın boyutunu artıran en kritik ihmallerden biri olarak değerlendiriliyor.

Tahliye videoları gizlendi, yolcular bilgilendirilmedi

Soruşturmanın bir diğer ayağını ise yolcuların acil durum prosedürleri konusunda eğitimsiz bırakılması oluşturuyor. Gemide bulunması zorunlu olan ve yolculara can yeleklerinin kullanımı ile tahliye yöntemlerini anlatan videoların, şirket tarafından talep edilmesine rağmen soruşturma dosyasına sunulmadığı açıklandı. İkinci kaptan Merve Nur Seraslan’ın, bu videoların gönderilmemesiyle ilgili yaptığı konuşmaların da kara kutuya yansıdığı belirtildi. Mürettebatın acil durum eğitimi konusundaki yetersizliği ve yolculara yönelik güvenlik bilgilendirmelerinin yapılmaması, geminin uluslararası deniz güvenliği kuralları olan SOLAS Sözleşmesi’ne aykırı bir şekilde işletildiğini düşündürüyor. Polis ekipleri, gemideki personelin acil durum prosedürleri konusundaki eğitim durumlarını ve bu eksikliklerin sorumluluğunun kimlerde olduğunu detaylı bir şekilde araştırmaya devam ediyor.

Limanlar Dairesi’nin denetim yetkisi mercek altında

Mahkemede gündeme gelen bir diğer önemli konu ise Limanlar Dairesi’nin denetim mekanizması oldu. Gemideki teknik arızaların bilinmesine rağmen seferden alıkonulmaması, kurumun denetim yetkisini kullanıp kullanmadığı tartışmalarını beraberinde getirdi. Tahkikat polisi Mannaş, Limanlar Dairesi’nin gemileri teftiş etme ve gerekli durumlarda seferden men etme yetkisi bulunduğunu hatırlatarak, bu yetkinin neden kullanılmadığının soruşturmanın ana başlıklarından biri olduğunu vurguladı. Öte yandan, facia sonrası Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyeti ekiplerinin olay yerine 25 dakikada ulaştığı ve geniş çaplı bir arama kurtarma çalışması yürüttüğü ifade edildi. Ancak 28 kişinin hayatını kaybettiği bu acı olayda, üç yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu’nu arama çalışmaları hala sonuçsuz kalmış durumda. Mahkeme, teknik bilirkişi raporlarının tamamlanması ve delillerin karartılmaması adına 9 zanlının tutukluluk süresini 7 gün daha uzatma kararı aldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız