Havadis | Asayiş | Gayrettepe yangınında 29 can gitti, ailelerin adalet nöbeti sürüyor: 3 yıldır bitmeyen acı

Gayrettepe yangınında 29 can gitti, ailelerin adalet nöbeti sürüyor: 3 yıldır bitmeyen acı

İstanbul Gayrettepe'de 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin davanın 16. duruşması 30 Ekim'de görülecek. Aileler ihmallerin aydınlatılmasını beklerken, avukatlar belediyeler arasındaki yetki karmaşasının süreci tıkadığını savunuyor.

İstanbul Gayrettepe'de 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin davanın 16. duruşması 30 Ekim'de görülecek. Aileler ihmallerin aydınlatılmasını beklerken, avukatlar belediyeler arasındaki yetki karmaşasının süreci tıkadığını savunuyor.

Gayrettepe yangınında 29 can gitti, ailelerin adalet nöbeti sürüyor: 3 yıldır bitmeyen acı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde 29 kişinin yaşamını yitirdiği gece kulübü yangını, üzerinden geçen zamana rağmen ailelerin adalet arayışıyla gündemdeki yerini koruyor. 11 Mart 2024 tarihinde başlayan ve tadilat çalışmaları sırasında meydana gelen bu facia, sadece bir iş kazası değil, ihmaller zinciri olarak nitelendiriliyor. 16. duruşması 30 Ekim 2026 tarihinde görülecek olan davada, 4'ü tutuklu toplam 22 sanık yargılanmaya devam ediyor. Aileler, mahkeme salonlarında geçen her günün acılarını tazelediğini ve sorumluların hak ettikleri cezayı alması için bekleyişlerinin sürdüğünü ifade ediyor.

İhmaller Zinciri ve Yetki Karmaşası

Yangın sonrası hazırlanan bilirkişi raporları, facianın boyutlarını gözler önüne seriyor. Mekanda yağmurlama sisteminin çalışmadığı, acil durum aydınlatmalarının ve yönlendirme levhalarının bulunmadığı tespit edildi. Ailelerin avukatı Onur Fırat Kaynun, tadilatın kapsamlı olduğunu ve gece kulübünün faaliyette olduğu bir saatte gerçekleşmesi durumunda binlerce kişinin hayatını kaybedebileceğini vurguluyor. Kaynun, Beşiktaş Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında süregelen yetki tartışmalarının, sorumluluğu birbirine atma çabasına dönüştüğünü ve bunun da yargı sürecini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Sanıkların, olası kast yerine taksirle ceza alabilmek için tadilatın yüzeysel olduğunu savunduklarını ifade eden avukatlar, bilimsel verilerle bu savunmanın çürütüldüğünü savunuyor.

Karanlıkta Kalan Kaçış Yolu

Yangın sırasında yaşanan en kritik iddialardan biri, bina yöneticisinin elektrik şalterlerini indirmesiyle ilgili. Aileler, aydınlatmaların kesilmesinin içeridekilerin çıkış yolunu bulmasını imkansız hale getirdiğini ve bu durumun ölümleri doğrudan etkilediğini savunuyor. Avukat Kaynun, pilli veya şarjlı yönlendirme levhalarının eksikliğinin, insanların labirent gibi olan mekanda mahsur kalmasına neden olduğunu belirtiyor. Apartman yöneticisinin, içerideki insanları tahliye etmeden elektriği kesmesinin büyük bir ihmal olduğunu savunan aileler, bu konuda yeterli soruşturma yürütülmediği kanaatinde. Mahkeme heyetinin, yeni bir bilirkişi raporu talebiyle süreci derinleştirmesi bekleniyor.

Adalet Bekleyen Annelerin Feryadı

Yangında hayatını kaybeden Onur Aladağ'ın annesi Gülşen Aladağ, yaşadıkları acının ilk günkü tazeliğini koruduğunu dile getiriyor. Olay günü yaşananları gözyaşlarıyla anlatan anne Aladağ, çevresindekilerin kendisinden gerçeği sakladığını ve oğlunun kaybını saatler sonra öğrendiğini belirtiyor. Mahkeme süreçlerinde sanıkların ve kaçanların ifadelerinin kendilerini derinden yaraladığını söyleyen Aladağ, sorumluların sadece çalışanlar değil, yasal patronlar ve ihmali olan herkes olması gerektiğini vurguluyor. Özellikle yasal patron olarak görünen kişilerin dışarıda kalmasına tepki gösteren aileler, bu olayın bir cinayet olduğunu ve toplu bir katliamın hesabının sorulması gerektiğini haykırıyor. 30 Ekim'deki duruşma, aileler için adaletin tecelli edeceği bir umut kapısı olmayı sürdürüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız