Gazze Şeridi'nde kış mevsiminin sert yüzü, İsrail saldırıları nedeniyle zaten büyük bir yıkım yaşayan bölge halkını bir kez daha vurdu. Şiddetli yağışların etkisiyle, evlerini terk etmek zorunda kalan binlerce Filistinlinin barınma umudu olan yaklaşık 70 bin çadır sular altında kaldı. Bölgedeki yaşam koşullarını daha da zorlaştıran bu doğal afet, zaten temel ihtiyaçlara ulaşmakta güçlük çeken siviller için yeni bir hayatta kalma mücadelesini beraberinde getirdi. Gazze Hükümeti Medya Ofisi tarafından yapılan ilk tespitlere göre, fırtınanın yol açtığı maddi hasarın yaklaşık 3 milyon dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.
Sivil savunma ekiplerine binlerce yardım çağrısı
Yağışların yarattığı tahribat sadece çadırlarla sınırlı kalmadı. Gazze Şeridi'nin farklı noktalarında onlarca duvarın yıkılmasına ve çok sayıda sivilin yaralanmasına neden olan fırtına, bölgedeki yapısal hasarı da gözler önüne serdi. Gazze Sivil Savunma Teşkilatı, yağışların başlamasından sonraki ilk 10 saatlik dilimde yaklaşık bin 500 acil yardım çağrısı aldıklarını duyurdu. Birçok sığınma noktasında su seviyesinin 30 ila 40 santimetreye kadar yükselmesi, bölgedeki altyapının tamamen çöktüğünü ve insanların sığınacak güvenli bir alan bulmakta ne kadar çaresiz kaldığını kanıtlar nitelikte.
Yıkılma riski taşıyan binalar için uyarı
Bölgedeki tehlike sadece sel baskınlarıyla sınırlı değil. İsrail'in 2023 yılından bu yana sürdürdüğü yoğun saldırılar sonucunda Gazze'deki konutların yaklaşık yüzde 92'si ya tamamen yıkıldı ya da ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldi. Bu durum, sivilleri ya hiçbir koruma sağlamayan çadırlara sığınmaya ya da her an çökme riski taşıyan hasarlı binalara geri dönmeye zorluyor. Yetkililer, yapısal bütünlüğünü kaybetmiş olan bu binaların, devam eden yağışlar nedeniyle her an yıkılabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.
Uluslararası topluma acil müdahale çağrısı
Yaşanan bu insani felaket karşısında Gazze yönetimi, uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler'e ve diğer tüm insani yardım kuruluşlarına seslendi. Yerinden edilmiş Filistinlilerin hayatlarını kurtarmak ve temel ihtiyaç maddelerinin bölgeye ulaştırılmasını sağlamak adına derhal harekete geçilmesi gerektiği vurgulandı. Kış şartlarının ağırlaşmasıyla birlikte, barınma sorununun çözülmemesi durumunda çok daha büyük trajedilerin yaşanabileceği endişesi hakim. Bölgedeki siviller, bir yandan saldırıların gölgesinde hayatta kalmaya çalışırken, diğer yandan doğa koşullarıyla baş başa bırakılmış durumda.