Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin yaşamını yitirdiği, tüm Türkiye'yi yasa boğan okul saldırısıyla ilgili davanın ilk duruşması Kahramanmaraş 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Adliye binası önünde toplanan acılı aileler ve TBMM Okul Araştırma Komisyonu üyeleri, davanın sadece bir ceza davası değil, toplumsal bir uyanışın başlangıcı olması gerektiği mesajını verdi. Komisyon Sözcüsü İsa Mesih Şahin, sürecin sadece sanığın cezalandırılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, çıkacak kararın benzer trajedilerin önlenmesi adına emsal niteliği taşımasının hayati önem arz ettiğini belirtti.
Dijital çağda ailelerin sorumluluk sınavı
Komisyon çalışmalarının rapor yazım aşamasına geldiğini ifade eden İsa Mesih Şahin, dosya detaylarının dehşet verici bir tabloyu gözler önüne serdiğini vurguladı. Şahin, aynı çatı altında yaşayan bireylerin birbirine nasıl yabancılaşabildiğine dikkat çekerek, bir odada saldırı planları yapan, krokiler çizen ve dünya genelindeki okul saldırılarını takip eden bir gencin, yanı başındaki ailesi tarafından fark edilmemesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bu durumun aile içi iletişimsizliğin ve dijital dünyadaki tehlikelerin ne kadar derinleştiğini gösterdiğini belirten Şahin, toplumun kendi değerlerine uygun bir yetiştirme tarzına dönmesi gerektiğini savundu.
Eğitimci ve emniyet müdürü ebeveynlerin ihmali tartışılıyor
Duruşma sürecinde söz alan Avukat Zeki Arıtürk, saldırganın ailesinin profiline dikkat çekerek, bir tarafta emeğiyle çocuğunu okutmaya çalışan aileler, diğer tarafta ise 1. sınıf emniyet müdürü bir baba ile edebiyat öğretmeni bir annenin bulunduğu bir tabloyla karşı karşıya olduklarını belirtti. Arıtürk, saldırganın canavarca hislerle büyümesine göz yuman ebeveynlerin sorumluluğunun altını çizerek, bu olayın Türk-İslam tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir trajedi olduğunu ifade etti. Dijital vicdan yoksunluğunun bir sonucu olarak görülen bu olayda, ailenin sorumsuz davranışlarının saldırının gerçekleşmesinde doğrudan pay sahibi olduğu savunuldu.
Olası kast iddiası ve adalet talebi
Saldırıda hayatını kaybeden Ayla öğretmenin eşi Ramazan Kara ise duruşma salonu çıkışında yaptığı açıklamada, anne ve babanın olası kasttan yargılanması gerektiğini savundu. Kara, saldırganın geçmişteki sorunlu davranışlarının, Erasmus sürecindeki sıkıntılarının ve Mersin'deki şikayetlerin herkes tarafından bilindiğini, ancak sadece anne ve babanın bu durumu görmezden geldiğini iddia etti. Özellikle saldırı günü çantada taşınan silahların ve şarjörlerin fark edilmemesinin mümkün olmadığını belirten Kara, ailenin bu olaydaki kayıtsızlığının bir ihmalden öte, bilinçli bir göz ardı etme süreci olduğunu öne sürdü. Aileler, adaletin tecelli etmesi ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için davanın her aşamasını yakından takip edeceklerini belirterek duruşma salonuna geri döndü.