TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni yasa teklifi, eğitim hayatı çeşitli nedenlerle yarım kalan öğrenciler için geri dönüş yolunu açarken, akademik dünyada da köklü değişiklikleri beraberinde getiriyor.
Yükseköğretim sistemini yeniden şekillendirmesi beklenen yasa teklifinin ilk 13 maddesi Meclis'te onaylandı. "Öğrenci affı" olarak kamuoyuna yansıyan düzenleme, sadece eğitimine ara vermek zorunda kalanları değil, akademik etik kurallarından öğretim üyelerinin çalışma şartlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Kimler aftan yararlanabilecek?
Hazırlık sınıfından lisansüstü eğitime kadar her seviyede, çeşitli gerekçelerle ilişiği kesilen öğrenciler, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından dört ay içinde üniversitelerine başvuru yapabilecek. Askerlik hizmetini yerine getirenler için ise bu süre terhis tarihinden itibaren iki ay olarak belirlendi. Düzenleme, özellikle teorik derslerini bitirmesine rağmen staj veya intörnlük gibi uygulamalı eğitim aşamalarını tamamlayamadığı için diplomasını alamayan öğrenciler için de önemli bir kapı aralıyor.
Ancak af kapsamı sınırsız değil. Terör suçlarından hüküm giyenler, sahte belgeyle kayıt yaptırdığı saptananlar veya terör örgütleriyle bağlantısı nedeniyle üniversiteden uzaklaştırılanlar bu haktan mahrum bırakılacak.
Akademik dünyada yeni dönem
Yasa teklifi, sadece öğrencileri değil, akademik kadroları da yakından ilgilendiriyor. İhtiyaç duyulan alanlarda, üniversite yönetiminin uygun görmesi ve YÖK’ün onay vermesi şartıyla, öğretim üyelerinin 75 yaşına kadar sözleşmeli olarak görev yapabilmesinin önü açılıyor. Ayrıca, akademik yükselme süreçlerinde "tez hırsızlığı" veya başkasına bilimsel çalışma hazırlatma gibi etik dışı yollara başvuranlara yönelik ağır disiplin cezaları getiriliyor.
Güvenlik soruşturması tartışması
Tasarıdaki en dikkat çekici maddelerden biri, öğretim elemanlarının atamalarında güvenlik soruşturmasını yasal bir zorunluluk haline getirmesi. Uygulamada zaten var olan bu sürecin yasal bir zemine oturtulması, Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından akademik özgürlüğe müdahale olarak değerlendirilerek eleştiriliyor.
Muhalefetten "kalıcı çözüm" çağrısı
Meclis'teki görüşmelerde muhalefet kanadı, öğrenci affını ilkesel olarak desteklese de düzenlemenin kapsamı konusunda eleştirilerini sürdürüyor. CHP'nin önergesiyle, daha önce af hakkını kullanmış olan öğrencilerin de yeniden başvuru yapabilmesinin önü açıldı. Milletvekilleri, sürekli af çıkarılması yerine, öğrencilerin eğitimlerini yarıda bırakmasına yol açan ekonomik ve sosyal sorunların kökten çözülmesi gerektiğini vurguluyor.
Süreç nasıl ilerleyecek?
Genel Kurul'daki görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklif, Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak. Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girecek olan düzenleme, öğrencilerin 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden sıralara dönmesini hedefliyor. İktidar kanadı ise bu düzenlemenin sadece bir başlangıç olduğunu ve Ekim ayında yükseköğretimle ilgili yeni adımların atılacağını belirtiyor.