Havadis | Asayiş | Sağlam raporu verilen blok yerle bir oldu: Malatya'daki deprem davasında şok eden çelişki

Sağlam raporu verilen blok yerle bir oldu: Malatya'daki deprem davasında şok eden çelişki

Malatya'da 13 kişiye mezar olan Koçlar Apartmanı davasında mimar S.Y.'nin savunması dikkat çekti. 2020 Elazığ depremi sonrası sağlam raporu verilen bloğun 6 Şubat'ta yıkıldığını, orta hasarlı olarak işaretlenen diğer iki bloğun ise ayakta kaldığını belirten sanık, kurumsal denetim eksikliğine vurgu yaptı.

Malatya'da 13 kişiye mezar olan Koçlar Apartmanı davasında mimar S.Y.'nin savunması dikkat çekti. 2020 Elazığ depremi sonrası sağlam raporu verilen bloğun 6 Şubat'ta yıkıldığını, orta hasarlı olarak işaretlenen diğer iki bloğun ise ayakta kaldığını belirten sanık, kurumsal denetim eksikliğine vurgu yaptı.

Sağlam raporu verilen blok yerle bir oldu: Malatya'daki deprem davasında şok eden çelişki
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan büyük felaketin ardından, 13 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı Koçlar Apartmanı faciası, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam eden dava ile yeniden gündeme geldi. Duruşma salonunda sanıklar, mağdur aileler ve avukatların katılımıyla gerçekleşen oturumda, binanın yıkılışına dair ortaya atılan iddialar ve bilirkişi raporlarındaki çarpıcı detaylar, deprem sonrası denetim süreçlerinin ne kadar tartışmalı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sanıklar arasında yer alan mimar S.Y.'nin yaptığı savunma, mahkeme heyetini ve duruşmayı takip edenleri şaşkına çeviren bir çelişkiyi ortaya koydu. S.Y., aynı site içerisinde yer alan üç farklı bloğun kaderinin, resmi raporların aksine nasıl farklılaştığını detaylandırarak sorumluluğun sadece kendilerinde olmadığını savundu.

Resmi Raporların Çelişkili Sonuçları

Mimar S.Y., 2020 yılında meydana gelen Elazığ depreminin ardından Koçlar Sitesi'ndeki blokların durumunun incelendiğini hatırlatarak, o dönemde verilen raporların bugünkü yıkımın en büyük kanıtı olduğunu iddia etti. S.Y.'nin mahkemeye sunduğu görseller ve ifadeler, Elazığ depremi sonrasında bloklardan birine resmi makamlarca sağlam raporu verildiğini, diğer iki bloğun ise orta hasarlı olarak sınıflandırıldığını ortaya koydu. Ancak 6 Şubat depremlerinde yaşananlar, bu raporların tam tersi bir tabloyu beraberinde getirdi. Sağlam raporu verilen blok yerle bir olurken, orta hasarlı olarak işaretlenen diğer iki blok ayakta kalmayı başardı. S.Y., bu durumu kurumsal bir denetim sorunu olarak nitelendirerek, Çevre, Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü'nün o dönemde çatlakları görmezden geldiğini ve güçlendirme çalışması yapılmadığı için binanın yıkıldığını öne sürdü.

Bilirkişi Raporundaki Teknik İhmaller

Mahkemeye sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan ek bilirkişi raporu, binanın sadece denetim sürecinde değil, inşaat aşamasında da ciddi mühendislik hatalarıyla yapıldığını gözler önüne serdi. Raporda, betonarme uygulamalarda proje ve yönetmeliklere aykırı pek çok unsur tespit edildi. Özellikle etriye kanca ve aralıklarının yönetmeliklere uygun olmadığı, bazı bölgelerde etriye aralıklarının 30 santimetreye kadar çıktığı, beton numunelerinde ise oldukça düşük dayanım değerleri bulunduğu kaydedildi. Ayrıca, agreganın 70 milimetreye kadar çıkması ve bazı kolonların donatı alanları ile kirişlerin kesit açısından yetersiz kalması, binanın depreme karşı direncini tamamen yok eden faktörler olarak sıralandı. Bilirkişi heyeti, bu teknik hatalar nedeniyle statik proje müellifi, müteahhit, fenni mesul ve şantiye şefini asli kusurlu olarak belirlerken, belediyenin yapı kontrol birimlerini de tali kusurlu olarak sınıflandırdı.

Sanıkların Savunmaları ve Yargı Süreci

Duruşmada söz alan diğer sanıklar da kendilerini savunmaya devam etti. Statik proje müellifi H.D., binanın yıkılmasında yer altı suyunun etkili olduğunu iddia ederken, binaya sonradan projeye aykırı şekilde asma kat eklendiğini ve bu durumun yapının statik dengesini bozduğunu savundu. Dönemin İnşaat Mühendisleri Odası'nda vize işlemlerini yürüten B.A. ise görevlerinin sadece inşaat mühendisinin şartlarını incelemek olduğunu belirterek, projenin bizzat kendisini denetlemediklerini ifade etti. Müteahhit H.K., mimar S.Y., statik proje müellifi H.D., vize işlemlerini yapan B.A. ve F.T. ile dönemin belediye personelleri A.Ö., M.H.B. ve M.B. hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep olma suçlamasıyla açılan davanın seyri, eksikliklerin giderilmesi amacıyla 1 Aralık 2026 tarihine ertelendi. Mahkeme heyeti, bu karmaşık süreçte sorumluların belirlenmesi için dosyadaki teknik detayları incelemeye devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız