Kuzey Amerika'nın iki dev komşusu olan ABD ve Kanada arasındaki ticari ilişkiler, uzun süredir devam eden gerilimin ardından kritik bir eşiğe ulaştı. Kanada hükümeti, ABD'den ithal edilen toplamda 27.6 milyar dolarlık ürüne yönelik gümrük vergisi uygulama kararını bugün itibarıyla resmen yürürlüğe koydu. Bu hamle, iki ülke arasındaki ticaret savaşının ne kadar derinleştiğini gözler önüne sererken, piyasalarda da ciddi bir belirsizlik ortamı yarattı. Uygulamaya konulan vergiler, yüzde 15 ile yüzde 50 arasında değişen oranlarla geniş bir ürün yelpazesini kapsıyor.
Geniş kapsamlı vergi listesi ve sektörler
Söz konusu gümrük vergileri; çelik, alüminyum, süt, peynir, golf sopaları, ceket, tişört, tuvalet kağıdı, klima gibi ev aletleri, forkliftler ve çeşitli endüstriyel kalıpları hedef alıyor. Kanada'nın hazırladığı ilk taslak listede taze balık ve ıstakoz gibi deniz ürünleri de yer alıyordu; ancak yerel endüstriden gelen yoğun tepkiler ve ekonomik kaygılar üzerine bu ürünler son anda listeden çıkarıldı. Bu adım, Kanada'nın kendi üreticisini koruma çabası ile ABD'ye karşı takındığı sert tutum arasındaki dengeyi kurmaya çalıştığını gösteriyor. ABD'nin daha önce hokey sopaları ve çimento gibi ürünlere uyguladığı vergiler, Kanada'nın toplam ihracatının yaklaşık yüzde 5.5'ini olumsuz etkilemişti.
Trump'ın tehditleri ve uçak krizi
Ticaret savaşının sadece gümrük vergileriyle sınırlı kalmadığı, siyasi söylemlere de yansıdığı görülüyor. ABD Başkanı Donald Trump, Kanada merkezli uçak üreticisi Bombardier Aviation'ı hedef alan sert açıklamalarda bulundu. Trump, şirketin üretimini ABD'ye taşımaması durumunda, ABD pazarındaki satışlarının tamamen engelleneceğini tehditvari bir dille ifade etti. Truth Social platformu üzerinden büyük harflerle yaptığı paylaşımda, ABD'de artık Bombardier satışı olmayacağını belirten Trump, bu yasağın hukuki altyapısına dair detay vermedi. Mevcut durumda ABD havayollarının iç hat uçuşlarında binlerce Bombardier uçağı aktif olarak hizmet vermeye devam ediyor. Ayrıca Trump'ın, Ontario Gölü'nün adının değiştirilmesine yönelik imzaladığı kararname gibi sembolik adımları da iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi tırmandıran unsurlar arasında yer alıyor.
Müzakerelerde çıkmaz ve karşılıklı suçlamalar
Washington'da günlerce süren yoğun görüşmelerin ardından 21 Ağustos tarihinde ticaret müzakereleri tamamen çıkmaza girdi. Kanada Başbakanı Mark Carney, Trump yönetiminin sunduğu şartların kabul edilemez olduğunu belirterek görüşmeleri askıya alma kararı aldı. Carney, ABD'li müzakerecilerin Kanada'nın diğer ülkelerle olan ticaret anlaşmalarına kısıtlamalar getirme talebinin süreci tıkadığını savundu. O tarihten bu yana iki başkent arasında resmi bir müzakere süreci başlamadı. Kanada tarafı hala her iki ülkenin de çıkarlarına uygun kalıcı bir anlaşma arayışında olduğunu vurgularken, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer topun Kanada'da olduğunu iddia ediyor. Greer, sundukları en iyi teklifin reddedildiğini belirterek, taraflar arasındaki iletişimin neredeyse koptuğunu ifade ediyor.