Rusya'nın Novorossiysk Limanı açıklarında uğradığı saldırının ardından mürettebatı tarafından terk edilen ve haftalarca Karadeniz'in hırçın sularında başıboş bir şekilde sürüklenerek İstanbul Şile'deki Alacalı sahili açıklarında karaya oturan 108 metre uzunluğundaki OMSKIY-107 isimli Rusya bayraklı kargo gemisi, uzun süredir bölge halkının ve meraklıların ilgi odağı haline gelmişti. Daha önce yalnızca uzaktan veya insansız hava araçlarıyla havadan görüntülenen bu devasa kargo gemisinin iç kısmında neler yaşandığı ise büyük bir gizemini koruyordu. Bu gizemi çözmek isteyen içerik üreticileri Mustafa Kurt ve İbrahim Koyuncu, büyük bir risk alarak gemiye çıkmayı başardı ve içerideki savaş kalıntılarını ilk kez kayıt altına aldı.
Savaşın izleri hala taze
Geminin içine adım attıklarında karşılaştıkları manzaranın, dışarıdan görünenden çok daha korkunç olduğunu belirten Mustafa Kurt, içeride hala yoğun bir barut kokusunun hakim olduğunu ifade etti. Kaptan köşkünün tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiği, kumanda panelinin parçalandığı ve camların tuzla buz olduğu görüntüler, saldırının şiddetini kanıtlar nitelikte. Yüksek ısının etkisiyle metal aksamların bile eridiği veya şekil değiştirdiği yaşam alanlarında, geminin adeta bir savaş alanına dönüştüğü gözlemleniyor. Kurt ve Koyuncu, geminin içerisinde saldırıyla doğrudan bağlantılı olduğunu düşündükleri bazı mühimmat parçaları veya insansız hava aracı kalıntıları olabileceğini tahmin ettikleri yabancı cisimlerle karşılaştıklarını da aktardı.
Gövdedeki devasa yara
Geminin dış yapısı incelendiğinde, özellikle üst bölümlerdeki ağır tahribat ve yangın izleri dikkat çekiyor. Saldırının en şiddetli etkisini gösterdiği noktada, geminin gövdesinde oluşan büyük açıklık, geminin neden bu kadar kısa sürede terk edilmek zorunda kaldığını açıklıyor. Geminin diğer bölümleri görece daha sağlam kalsa da, kaptan köşkü ve çevresindeki yaşam alanları tamamen işlevini yitirmiş durumda. Mustafa Kurt, geminin özellikle bu ağır darbe alan bölümünün, saldırının merkez üssü olduğunu ve geminin yapısal bütünlüğünün burada ciddi şekilde bozulduğunu vurguladı. Dışarıdan bakıldığında hala ayakta duruyormuş gibi görünse de, içerideki parçalanmış metal yığınları ve yanmış ekipmanlar, geminin artık bir enkazdan farksız olduğunu gösteriyor.
Ölümcül bir keşif macerası
Geminin kıyıdan göründüğünden çok daha uzakta olduğunu ve ulaşmanın oldukça zahmetli olduğunu belirten Mustafa Kurt, bu keşif sırasında yaşadıkları tehlikelere de dikkat çekti. Yaklaşık 10 yıldır rooftop sporlarıyla uğraşan ve keşif ruhuna sahip bir birey olmasına rağmen, geminin içerisinde hareket etmenin ve sonrasında kıyıya dönmenin oldukça zorlayıcı olduğunu dile getirdi. Gemiden ayrıldıktan sonra denizde rip akıntısına yakalanan ikili, büyük bir tehlike atlattıklarını belirterek, bu tür bir girişimin son derece riskli olduğunu ve kesinlikle kimse tarafından denenmemesi gerektiğini vurguladı. Yaklaşık 15 dakika süren bu kısa ama tehlikeli keşif, OMSKIY-107'nin içindeki ağır tahribatı gözler önüne sererken, savaşın denizlerde bıraktığı yıkıcı izleri de bir kez daha hatırlatmış oldu.