Şırnak'ın Cizre ilçesinde emniyet teşkilatı bünyesinde görevini ifa ederken 6 Temmuz tarihinde meydana gelen trafik kazası, genç bir polis memurunun hayatını kararttı. Görevi başındayken yaralanan ve acil müdahale için Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilen polis memuru Melih Kaygusuz, burada yaklaşık iki ay boyunca hayata tutunmak için büyük bir mücadele verdi. Ancak tüm tıbbi çabalara rağmen 3 Eylül günü şehadet mertebesine ulaşarak aramızdan ayrıldı.
İstanbul'da hüzünlü veda
Şehit polis memurunun naaşı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından organize edilen resmi törenin ardından son yolculuğuna uğurlanmak üzere Fatih Camii'ne getirildi. İkindi namazını müteakip kılınan cenaze namazına İstanbul Valisi Davut Gül, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, şehidin kederli ailesi, yakın dostları ve çok sayıda emniyet mensubu katılım sağladı. Dualar eşliğinde omuzlarda taşınan Kaygusuz'un naaşı, Edirnekapı Polis Şehitliği'nde toprağa verilerek ebedi istirahatgahına defnedildi.
Arkadaşının dilinden dökülen o sözler
Şehidin çocukluk arkadaşı Emrah Toprak, cenaze töreninde yaptığı açıklamada, Kaygusuz'un meslek hayatına ve şehadet arzusuna dair çarpıcı ifadeler kullandı. Uzun yıllar boyunca birlikte vakit geçirdiklerini belirten Toprak, şehidin İstanbul'da on yıl görev yaptıktan sonra son bir yıldır Şırnak'ta hizmet verdiğini hatırlattı. Kaygusuz'un kendisine sık sık, bir gün şehit haberini alacağını söylediğini aktaran arkadaşı, bu durumun derin bir üzüntü yarattığını ifade etti.
Görev aşkıyla geçen bir ömür
Şehitlik mertebesinin yüceliğine vurgu yapan Emrah Toprak, arkadaşının erken yaşta aramızdan ayrılmasının acısının tarif edilemez olduğunu dile getirdi. Şırnak'taki görevi sırasında da aynı özveriyle çalışan Melih Kaygusuz, geride gözü yaşlı bir aile ve mesai arkadaşları bıraktı. Toprak, şehit polisin mekanının cennet olması temennisinde bulunurken, tüm şehitler için Allah'tan rahmet diledi. Kaygusuz'un hatırası, görev yaptığı her yerde ve sevenlerinin kalbinde yaşamaya devam edecek.