Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin rutin çalışmaları sırasında sokakta çaresizce ağlayan bir kadınla karşılaşması, Türkiye genelinde faaliyet gösteren organize bir dolandırıcılık şebekesinin çökertilmesine giden süreci başlattı. Ekiplerin şefkatle yaklaştığı kadın, telefonla kendisini arayan ve polis ya da savcı olduğunu iddia eden kişilerin yönlendirmesiyle hayatının en büyük kabusunu yaşadığını anlattı. Şüphelilerin kurduğu kurguya inanan mağdur, evini satarak elde ettiği 2 milyon 329 bin TL'yi hiç düşünmeden dolandırıcıların belirttiği hesaplara aktarmıştı. Bu acı verici itiraf, emniyet güçlerini harekete geçirmek için yeterli oldu.
Bağ evinde kurulan dijital tuzak
Samsun polisi, mağdur kadının verdiği bilgiler ışığında şüphelilerin izini sürmeye başladı. Yapılan derinlemesine teknik ve fiziki takip sonucunda, dolandırıcılık faaliyetlerinin merkezinin Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde bulunan müstakil bir bağ evi olduğu tespit edildi. Şebekenin, güvenlik önlemlerini en üst seviyede tuttuğu ve bağ evinin çevresini özel kamera sistemleriyle donatarak dışarıdan gelecek müdahalelere karşı sürekli tetikte beklediği anlaşıldı. 15 Eylül 2026 tarihinde Samsun ve Şanlıurfa emniyet birimlerinin koordineli çalışmasıyla düğmeye basıldı. Koçbaşıyla kapısı kırılarak girilen bağ evinde, şüpheliler suçüstü yakalandı. Operasyonun şokuyla şüphelilerin ellerindeki iki cep telefonunu pencereden bahçeye fırlattığı görüldü, ancak bu çaba delillerin karartılmasına yetmedi.
Ankara'daki kurban son anda kurtarıldı
Operasyonun en dikkat çekici anı ise polis ekipleri bağ evine girdiği sırada yaşandı. Şüphelilerin telefon hattının diğer ucunda, Ankara'da yaşayan başka bir kadınla görüşmeye devam ettiği ortaya çıktı. Daha önce aynı yöntemle 1 milyon 500 bin TL'sini kaptıran bu kadın, şebekenin yeni kurbanı olarak 2 milyon TL daha göndermek üzere bankaya gitmeye hazırlanıyordu. Tam o sırada operasyonun gürültüsünü ve polis seslerini duyan kadın, büyük bir şüpheyle görüşmeyi sonlandırdı. Hemen en yakın polis merkezine giderek durumu bildiren mağdur, böylece 2 milyon liralık ikinci bir vurgunun gerçekleşmesini engellemiş oldu. Bu tesadüfi gelişme, şebekenin ne kadar geniş bir alana yayıldığını ve sistemli bir şekilde çalıştığını gözler önüne serdi.
Ele geçirilen delillerle soruşturma derinleşiyor
Bağ evinde yapılan detaylı aramalarda, dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılan 10 cep telefonu, 8 SIM kart, 2 tablet, bir dizüstü bilgisayar ve kamera kayıt cihazı ele geçirildi. Ayrıca evde bulunan 56 adet Lyrica ve 12 adet Captagon türü uyuşturucu hap, şüphelilerin sadece dolandırıcılıkla değil, farklı suç unsurlarıyla da bağlantılı olabileceğini gösterdi. Samsun polisinin yürüttüğü operasyonlar zinciri sonucunda toplam 9 şüpheli gözaltına alındı. Ele geçirilen dijital materyaller, şebekenin diğer bağlantılarını ve mağdur sayısını netleştirmek amacıyla Siber Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından incelemeye alındı. Emniyetteki işlemleri devam eden şüphelilerin, benzer yöntemlerle kaç kişiyi daha mağdur ettiği soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netlik kazanacak.