Türkiye'nin yakın siyasi tarihinin en çok tartışılan ve ismi pek çok kritik olayla anılan figürlerinden biri olan Oral Çelik, 67 yaşında hayata veda etti. Ankara'daki ikametgahında dinlendiği sırada aniden fenalaşan Çelik, yakınlarının durumu fark etmesi üzerine acil olarak hastaneye kaldırıldı. Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi altına alınan ve yapılan tetkikler sonucunda beyin kanaması geçirdiği tespit edilen Çelik, doktorların tüm tıbbi müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
Geçmişten gelen tartışmalı süreç
1959 yılında Malatya'nın Hekimhan ilçesine bağlı Girmana Mahallesi'nde dünyaya gelen Oral Çelik'in ismi, gençlik yıllarında kurduğu çevreler ve özellikle Turan Emeksiz Lisesi'nde Mehmet Ali Ağca ile geliştirdiği yakın arkadaşlık ile dikkat çekmeye başladı. 1979 yılında gazeteci Abdi İpekçi'nin öldürülmesiyle sonuçlanan suikast soruşturmasında adı ilk kez geniş kitlelerce duyulan Çelik, aynı dönemde Malatya'da yaşanan çeşitli eylemlerle de ilişkilendirildi. Olayların ardından yurt dışına çıkış yapan Çelik'in, 12 Eylül darbesi sonrasındaki süreçte Mehmet Ali Ağca ve Abdullah Çatlı gibi isimlerle Bulgaristan ve İsviçre'de bir araya geldiği iddiaları, dönemin istihbarat raporlarına ve basına yansıyan bilgiler arasında yer aldı. Özellikle 30 Mart 1981 tarihinde Papa II. Jean Paul'e yönelik gerçekleştirilen suikast girişimiyle ilgili olarak da ismi sıkça zikredilen Çelik, uzun yıllar boyunca uluslararası kamuoyunun ve güvenlik birimlerinin takibinde kaldı.
Hukuki süreçler ve iade
Uluslararası arenada uzun süre aranan isimler arasında yer alan Oral Çelik, 1985 yılında İsviçre'de Abdullah Çatlı ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Ancak o dönemdeki hukuki süreçlerin ardından serbest bırakılan Çelik, 1996 yılına gelindiğinde İtalya'dan Türkiye'ye iade edildi. Türkiye'ye getirildikten sonra hakkında silahlı çete üyesi olmak, ruhsatsız silah taşımak ve cezaevinden adam kaçırmak gibi ciddi suçlamalarla davalar açıldı. Yıllar süren yargılama süreci, davaların zaman aşımına uğramasıyla sonuçlandı ve Çelik bu suçlamalardan beraat etti. Hukuki süreçlerin ardından hayatında yeni bir sayfa açmaya çalışan Çelik, memleketi Malatya'ya geri dönerek farklı alanlarda faaliyet göstermeye başladı.
Spor dünyası ve son yolculuk
Siyasi ve hukuki çalkantıların ardından 1998 yılında Malatyaspor Kulübü Başkanlığı görevine seçilerek spor camiasında da adından söz ettiren Çelik, 2002 yılındaki erken genel seçimlerde ise Malatya'dan bağımsız milletvekili adayı olarak siyaset sahnesinde yerini aldı. Aynı yıl içerisinde kendi perspektifinden olayları anlattığı Sır'rın Sırrı isimli kitabını yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı. Yaşamının son dönemlerini daha sakin bir şekilde geçiren Çelik'in vefatı, memleketi Malatya'da da yankı buldu. Hayatını kaybeden Oral Çelik için Malatya Şehir Mezarlığı'nda ikindi namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi. Çok sayıda vatandaşın ve sevenlerinin katılımıyla kılınan cenaze namazının ardından Çelik, aynı mezarlıkta toprağa verilerek son yolculuğuna uğurlandı.