Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 19 Temmuz 2025 tarihinde yaşanan trajik olay, bir ailenin yıllara yayılan dramını gün yüzüne çıkardı. Alikahya Fatih Mahallesi’ndeki üç katlı bir binanın giriş katında meydana gelen olayda, 36 yaşındaki Fatmanur Okur ile 29 yaşındaki eşi Şükrü Okur arasında çıkan tartışma, geri dönülemez bir noktaya ulaştı. Tartışmanın şiddetlenmesiyle birlikte Fatmanur Okur’un elindeki tüfeğin ateş alması sonucu Şükrü Okur hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan ve tutuklanarak cezaevine gönderilen Fatmanur Okur, Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme süreci, sanığın evliliği boyunca yaşadığı iddia edilen ağır şiddet ve psikolojik baskıların gölgesinde ilerledi.
Sessiz çığlıkların yankısı mahkeme salonunda
Mahkeme heyeti karşısında son savunmasını yapan Fatmanur Okur, yaşadığı süreci bir yardım çığlığı olarak tanımladı. Evliliği boyunca maruz kaldığı şiddet döngüsünden kurtulmak için defalarca çabaladığını belirten Okur, çevresindeki insanların yaşananlara karşı duyarsız kaldığını ifade etti. Okur, savunmasında, sessiz çığlıklar atarak yardım istediğini ancak kimsenin bu feryadı duymadığını, herkesin kör, sağır ve dilsizi oynadığını dile getirdi. Eşini öldürme kastının olmadığını, sadece onu korkutarak uzaklaştırmak istediğini vurgulayan sanık, yaşadığı 10 yıllık eziyetin artık dayanılmaz bir boyuta ulaştığını belirtti. Çocukluğunun elinden alındığını ve sürekli bir acı içerisinde yaşadığını söyleyen Okur, çocuğuna kavuşma arzusuyla ev hapsi talebinde bulundu.
11 yıllık evliliğin karanlık yüzü
Fatmanur Okur, önceki duruşmalarda verdiği ifadelerde, 11 yıllık evliliklerinin temelinde eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve bitmek bilmeyen şiddet eğiliminin yattığını öne sürmüştü. Boşanma isteğinin sürekli tehditlerle engellendiğini, eşinin hem kendisine hem de ailesine zarar vermekle korku saldığını iddia eden Okur, yaşadığı fiziksel şiddet nedeniyle üç kez düşük yaptığını da kayıtlara geçirdi. Olay gecesi yaşananları ise oldukça sarsıcı bir şekilde anlatan sanık, eşinin madde etkisinde olduğunu ve kendisini başka bir kadının evine götürerek pazarlamaya çalıştığını iddia etti. Kızının babası tarafından reddedilmesi ve sürekli olarak tehdit edilmesi üzerine, üst kattan babasına ait tüfeği aldığını belirten Okur, amacının sadece caydırıcılık olduğunu savundu.
Yargıdan haksız tahrik ve indirim kararı
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep ederken, evlilik süresince maruz kaldığı şiddetin haksız tahrik hükümlerini doğurabileceğini de göz önünde bulundurdu. Mahkeme heyeti, tüm delilleri ve sanığın savunmalarını değerlendirdikten sonra, Fatmanur Okur hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerini uygulayarak 16 yıl 8 ay hapis cezasına hükmetti. Karar, uzun süredir devam eden ve trajik bir sonla biten bu evliliğin hukuki sürecini noktalarken, sanığın cezaevinde öğrendiği ölüm haberiyle yaşadığı şok, davanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri olarak kayıtlara geçti. Okur, olay anında silahın bir anda ateş aldığını ve eşinin öldüğünü dahi cezaevine girdikten sonra öğrendiğini yineledi.