Aydın'ın bereketli topraklarında yetişen ve bölge ekonomisinin can damarı olan zeytin ile zeytinyağı sektörü, geleceğini şekillendirmek üzere Aydın Ticaret Borsası'nın çatısı altında bir araya geldi. Sektör temsilcilerinin, üreticilerin ve ihracatçıların katılımıyla gerçekleştirilen 2026/27 Sezonu Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Toplantısı, sadece bir değerlendirme platformu değil, aynı zamanda kadim bir kültürün korunması adına atılan stratejik bir adım olarak öne çıktı. Toplantıda, geçtiğimiz sezonun verileri ışığında sektörün önündeki engeller ve bu engelleri aşmak için izlenecek yol haritaları detaylıca tartışıldı.
Avrupa Birliği tesciliyle gelen küresel vizyon
Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, açılış konuşmasında zeytinin sadece bir tarım ürünü olmadığını, toprağın ve emeğin binlerce yıllık bir simgesi olduğunu vurguladı. Borsanın bu mirası korumak adına yürüttüğü çalışmaların meyvelerini verdiğini belirten Çondur, Aydın Memecik Zeytinyağı'nın 5 Şubat 2024'te, Aydın Memecik Zeytini'nin ise 12 Mart 2025'te Avrupa Birliği'nden coğrafi işaret tescili almasının büyük bir başarı olduğunu ifade etti. Bu tescillerin sadece birer belge olmadığını, ürünün uluslararası pazarlardaki değerini ve tanınırlığını artıran birer pasaport niteliği taşıdığını belirten Çondur, tadım etkinlikleri ve tanıtım günleriyle bu değerin nihai tüketiciye ulaştırılmaya devam edileceğini belirtti. Ayrıca, Türkiye'de bir ilk olan Sınai Mülkiyet Danışma Birimi'nin, markalaşma yolunda ilerleyen firmalara ücretsiz rehberlik ederek sektörel kaliteyi yukarı taşıdığına dikkat çekti.
İklim krizi ve üretim maliyetleri üreticiyi zorluyor
Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki yıkıcı etkileri oldu. Başkan Çondur, son yıllarda yaşanan şiddetli yağışlar, dolu felaketleri ve aşırı sıcakların rekolteyi ciddi oranda düşürdüğünü, kuraklığın ise zeytindeki yağ oranını olumsuz etkilediğini belirtti. Artan girdi maliyetlerinin üreticinin belini büktüğünü ifade eden Çondur, hasat zamanlaması ve depolama koşullarındaki eksikliklerin de kalite kaybına yol açtığını dile getirdi. Sektörün bu zorlu süreçten en az hasarla çıkması için ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Çondur, üreticinin her zaman yanında olduklarını yineledi. Özellikle zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine karşı korunması noktasında borsanın sergilediği kararlı duruşun, gelecekteki tarımsal varlığın teminatı olduğunu belirtti.
İhracatın önündeki engeller ve çözüm arayışları
Sektörün uluslararası arenadaki rekabet gücünü artırmak adına atılan adımlar da toplantıda geniş yer buldu. Özellikle ABD pazarında zeytinyağına uygulanan ek fon ve gümrük engellerinin ihracatçıyı zor durumda bıraktığını belirten Çondur, bu sorunun çözümü için devletin en üst kademeleriyle temas halinde olduklarını ve ihracatın önünü açacak diplomatik süreçleri başlattıklarını duyurdu. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Davut Er'in paylaştığı güncel ihracat istatistikleri, sektörün potansiyelini gözler önüne sererken, katılımcıların soru ve önerileriyle zenginleşen toplantı, sektörün tüm paydaşları için yeni bir umut ve motivasyon kaynağı oldu. Kalite odaklı üretim vizyonunun, sadece zeytinyağında değil sofralık zeytinde de uluslararası standartlara taşınması gerektiği konusunda fikir birliğine varıldı.