Türkiye ekonomisinin nabzını tutan iş dünyası temsilcileri, Merkez Bankası tarafından alınan 100 baz puanlık faiz indirimi kararını yakından takip ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydın Ticaret Odası (AYTO) Başkanı Hakan Ülken, atılan bu adımı prensipte olumlu bulduklarını ancak mevcut ekonomik koşullar altında yeterli olmadığını belirtti. Ülken, reel sektörün çarklarının daha sağlıklı dönebilmesi için faiz oranlarının ötesinde, kredi ve finansmana erişim kanallarının çok daha geniş ve kolay hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) yaşadığı finansal dar boğazın aşılması için kredi limitlerinin yukarı yönlü revize edilmesi, iş dünyasının Ankara'dan beklediği en acil düzenlemeler arasında yer alıyor.
Sanayide üretim ve sipariş alarmı
Sanayi sektörünün mevcut durumuna dair veriler, üreticilerin üzerindeki baskıyı gözler önüne seriyor. Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin 30 ayı aşkın bir süredir 50 seviyesinin altında seyretmesi, sanayideki sipariş ve üretim beklentilerinin zayıf kaldığını kanıtlıyor. Üretim bantlarındaki durgunluğun yanı sıra kapasite kullanım oranlarında da kayda değer bir hareketlilik gözlemlenmiyor. İhracatçı sanayicilerin kur kaynaklı maliyet artışları ve para girdilerindeki düşüşle mücadele ettiğini belirten Ülken, seçim atmosferine girilen bir dönemde güven endeksindeki beklentilerin düşüş eğiliminde olmasının doğal bir sonuç olduğunu ifade etti. Buna rağmen sanayicilerin, dış pazarlardaki konumlarını korumak ve üretimi sürdürmek adına büyük bir çaba sarf ettiğini vurguladı.
İhracatçıya mevsimsel destek çağrısı
İhracatın sürdürülebilirliği için döviz dönüşüm desteği ve reeskont kredilerinde köklü değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu belirten Hakan Ülken, özellikle mevsimsel döngülere sahip sektörlerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin reeskont kredilerine erişimde yaşadığı zamanlama sorunlarını örnek gösteren Ülken, bu kredilerin sektörlerin ihtiyaç duyduğu dönemlerde kullandırılması gerektiğini savundu. Döviz dönüşüm desteğindeki yüzde 10'luk dilimin en az yüzde 15 seviyesine çıkarılması talebini yineleyen Ülken, ihracatçıya pozitif ayrımcılık sağlayacak bir öneri setini ilgili bakanlıklara sunmaya hazırlandıklarını açıkladı.
Gümrük Birliği'nde güncelleme şart
Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerin geleceği konusunda da kritik uyarılarda bulunan Ülken, özellikle Avrupa'nın gündemindeki Made in EU düzenlemesinin Türkiye üzerindeki olası etkilerine değindi. Avro Bölgesi'nde yaşanacak süreçlerin Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyeceğini belirten Ülken, Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesinin artık bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Türkiye'nin eşdeğer ülke statüsünü kazanması gerektiğini vurgulayan Ülken, Avrupa ile kurulan ortak üretim zincirinin korunmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Ortak üretim modelinin zarar görmemesi adına 14 Kasım tarihine kadar somut adımların atılması gerektiğini dile getiren Ülken, iş dünyasının bu konuda çözüm beklediğini sözlerine ekledi.