Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde yer alan Ören bölgesindeki Adramytteion Antik Kenti, toprağın altında sakladığı binlerce yıllık gizemi bir kez daha gözler önüne serdi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve kazı ekibinin bilimsel danışmanı Hüseyin Murat Özgen’in öncülüğünde, yapılaşmaya açılmamış yaklaşık 9 bin metrekarelik özel bir parselde yürütülen arkeolojik çalışmalar, Roma dönemine ait görkemli bir villanın kalıntılarını ortaya çıkardı. Yaklaşık 750 metrekarelik bir alana yayılan bu yapı, sadece mimari büyüklüğüyle değil, aynı zamanda iç mekanlarını süsleyen freskler ve son derece detaylı mozaiklerle arkeoloji dünyasında büyük bir heyecan yarattı.
Evcil Dostların İsimleri Mozaiklere Kazınmış
Villanın kuzey salonunda bulunan mozaikler, dönemin sosyal yaşamına dair oldukça samimi ve dikkat çekici ipuçları barındırıyor. Giriş kısmının iki yanında yer alan kedi ve köpek figürleri, sadece sanatsal birer süsleme olmanın ötesinde, üzerlerinde yazılı olan isimlerle dikkat çekiyor. Özellikle yeşil bir minder üzerinde betimlenen ve Zmaragdin ismiyle anılan kedi figürü, antik dönemde evcil hayvanlara verilen değeri gözler önüne seriyor. Zmaragdin isminin, Nil bölgesindeki zümrüt madenleriyle olan etimolojik bağı, villanın sahiplerinin coğrafi bağlantıları hakkında önemli bir ipucu olarak değerlendiriliyor.
Mozaiklerdeki figüratif zenginlik bununla da sınırlı değil. Balıklar, çeşitli kuş türleri, tavus kuşları ve Adramytteion’un MÖ 4. yüzyıl sikkelerinde sembolleşen kanatlı at figürü, bu yapının kültürel derinliğini kanıtlıyor. Kent sikkelerinde uzun süre görülmeyen kanatlı at motifinin Roma döneminde yeniden canlandırılması, bu sembolün Adramytteion için taşıdığı kadim önemi ve kentin kimliğini koruma çabasını simgeliyor. Ayrıca Kuzey Afrika mozaiklerinde sıkça rastlanan Pygme betimlemeleri, villanın Mısır veya Kuzey Afrika ile güçlü ticari ve kültürel bağları olan varlıklı bir tüccara ait olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Bereketin ve Tarihin İzinde
Villanın doğu salonunda keşfedilen çok renkli paneller, geometrik kompozisyonların yanı sıra meyve dolu bir kupa ve kuş figürleriyle bereket temasını ön plana çıkarıyor. Arkeolojik veriler, kuzey ve doğu salonlarının MS 2. yüzyılın sonu ile 3. yüzyılın başlarına tarihlendiğini gösterirken, güney salonun daha sonraki bir dönemde, MS 4. yüzyıl sonu ile 5. yüzyıl başlarında yeniden düzenlendiğini ortaya koyuyor. Bu durum, yapının uzun yıllar boyunca farklı dönemlerde aktif olarak kullanıldığını ve kentin sosyal yaşamındaki merkeziliğini koruduğunu kanıtlıyor.
Helenistikten Bizans’a Uzanan Çok Katmanlı Miras
Kazı alanı sadece Roma dönemiyle sınırlı kalmıyor; villanın çevresinde yapılan incelemeler, Helenistik döneme ait çok evreli temel izlerini de gün yüzüne çıkardı. Daha üst katmanlarda ise Bizans dönemine ait işlik benzeri kullanım alanlarının tespit edilmesi, bölgenin Helenistik dönemden Bizans’a kadar kesintisiz bir kültürel sürece ev sahipliği yaptığını belgeledi. Kazı ekibi, şimdi bu geniş parseldeki çalışmalarını tamamlayarak, villanın kent içerisindeki stratejik konumunu ve Doğu Akdeniz ticaret ağındaki rolünü daha ayrıntılı bir şekilde analiz etmeyi hedefliyor. Adramytteion’un çok katmanlı tarihi, her yeni bulguyla birlikte bölgenin antik çağdaki zenginliğini daha net bir şekilde yansıtmaya devam ediyor.