Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Batman'da sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve AK Parti teşkilat üyeleriyle bir araya geldiği temaslarında, Türkiye'nin toplumsal huzurunu hedef alan odaklara karşı önemli uyarılarda bulundu. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen AK Parti Merkez İlçe Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuşan Bakan Tekin, ülkenin demokratikleşme adımlarının geçmişte nasıl sistematik bir şekilde engellenmeye çalışıldığını somut örneklerle anlattı.

Eğitim üzerinden kurulan devasa rant ağı
Bakan Tekin, konuşmasında özellikle 2013 yılındaki müsteşarlık dönemine atıfta bulunarak, eğitim sisteminin nasıl bir rant kapısı haline getirildiğini detaylandırdı. O dönemde 16 milyon öğrenciye devlet eliyle ücretsiz ders kitabı dağıtıldığını hatırlatan Tekin, devletin bu hizmet için ayırdığı bütçenin 2,5 katı büyüklüğünde bir pazarın, FETÖ bağlantılı 38 yayınevi tarafından yardımcı kitap sektörü üzerinden oluşturulduğunu belirtti. Bu yapıların, devletin sunduğu ücretsiz ders kitaplarının kalitesiz olduğu algısını yayarak kendi ekonomik çıkarlarını korumaya çalıştıklarını ifade eden Bakan Tekin, bu tür rant gruplarının, sorunların çözülmesinden ve huzur ortamının tesis edilmesinden ciddi rahatsızlık duyduklarını vurguladı.

Eski Türkiye'de siyasi, bürokratik ve ekonomik rant elde eden çevrelerin, toplumsal sorunların çözülmesini kendi çıkarlarına aykırı gördüğünü belirten Tekin, bu grupların atılan her yapıcı adımı sabote etmek için yoğun çaba sarf ettiğini dile getirdi. Bakan, bu rant çetelerinin çatışma ortamından beslendiğini ve huzur ortamının sağlanmasıyla birlikte elde ettikleri ayrıcalıkları kaybetme korkusu yaşadıklarını ifade etti.

Kürtçe üzerindeki yasakların kaldırılması ve çözüm iradesi
Konuşmasında Türkiye'nin demokratikleşme sürecine de değinen Bakan Tekin, AK Parti iktidarı öncesindeki dönemle bugünkü tabloyu kıyasladı. Geçmişte Kürtçe şarkı söylediği için linç edilen sanatçıların olduğu bir Türkiye'den, bugün Kürtçe yayınların yapıldığı, TRT'de Kürtçe kanalların açıldığı ve okullarda seçmeli Kürtçe derslerinin verildiği bir noktaya gelindiğini belirtti. Bu adımların 2002 yılından bu yana ilmek ilmek işlendiğini ifade eden Tekin, 2009 yılından itibaren başlatılan çözüm süreçlerinin, vesayetçi yapılar ve uluslararası odakların müdahaleleriyle karşılaştığını hatırlattı.

Bakan Tekin, o dönemde yürütülen sürece karşı çıkanların, aslında ülkenin milli birliğini ve bölgesel gücünü engellemeye çalışan nifak odakları olduğunu savundu. Habur gibi olayların, bu süreci sabote etmek için kurgulanmış bilinçli müdahaleler olduğunu belirten Tekin, Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle bu sorunların çözümü için büyük bir kararlılık sergilendiğini ifade etti.

Kritik kırılma noktasında toplumsal duyarlılık çağrısı
'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda gelinen noktanın çok kritik bir kırılma eşiği olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, bu sürecin bir kez daha sabote edilmesi durumunda çözümün çok daha zorlaşabileceği uyarısında bulundu. Vatandaşlara seslenen Tekin, sosyal medyada paylaşılan içeriklerden günlük hayattaki gelişmelere kadar her konuda çok daha dikkatli ve analizci olunması gerektiğini belirtti. Kardeşlik hukukunun korunmasının önemine dikkat çeken Bakan, hiç kimsenin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birliğine zarar vermesine müsaade edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Bakan Tekin, konuşmasının ardından Batman esnafını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Toplantı boyunca sergilediği kararlı duruşla, çözüm sürecinin sadece siyasi bir irade değil, aynı zamanda toplumsal bir sahiplenme ile başarıya ulaşabileceğini vurgulayan Tekin, herkesi bu sürece destek olmaya davet etti. Türkiye'nin geleceği için atılan her adımın, rant odaklarının değil, milletin ortak menfaatleri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini belirten Bakan, bu sürecin başarıyla tamamlanmasının ülkenin geleceği için hayati önem taşıdığını yineledi.