Avrupa Birliği, uzun süredir tartışılan zayıflama iğneleriyle aynı etken maddeye sahip olan ağızdan kullanılan ilk ilaca onay verdi. Günlük kullanıma uygun olan bu yeni yöntem, obeziteyle mücadelede tedavi seçeneklerini genişletmeyi hedefliyor.
Obeziteyle mücadelede yeni bir sayfa açılıyor. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, kilo yönetimi amacıyla geliştirilen ve ağızdan alınan ilk GLP-1 içerikli ilaca resmi onayını verdi. Daha önce ABD, İngiltere ve bazı Körfez ülkelerinde ruhsat alan bu ilaç, Avrupa pazarında bir ilk olma özelliği taşıyor.
İğneye alternatif olarak geliştirilen hapın, obezite veya kiloya bağlı en az bir ek hastalığı bulunan yetişkinlerin tedavisinde kullanılması planlanıyor.
Haftalık iğne yerine günlük kullanım
Zayıflama iğnelerinin aksine haftalık değil, her gün alınması gereken bu ilaç, vücuttaki GLP-1 hormonunu taklit ederek iştahı baskılıyor. Uzmanlar, ilacın en önemli avantajlarından birinin soğuk zincir gerektirmemesi olduğunu belirtiyor. Ayrıca enjektör maliyetinin ortadan kalkması, ilacın daha erişilebilir ve uygun fiyatlı bir seçenek olabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlardan kritik uyarı: İlaç değil, mucize değil
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ, hap ve iğnenin aynı etken maddeyi taşıdığına dikkat çekiyor. Ancak uygulama farkı nedeniyle hapın daha yüksek dozda alınması gerektiğini vurgulayan Karşıdağ, enjeksiyonun doğrudan kana karışması nedeniyle emilim açısından daha verimli olduğunu belirtiyor.
Prof. Dr. Karşıdağ, yeni tedavi yönteminin "leblebi gibi" kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıyor: "Bu bir ilaçtır, kozmetik ürünü değildir. Mutlaka hekim gözetiminde ve doğru endikasyonla kullanılmalıdır. Özellikle enjeksiyonlarla ulaşılan ideal kilonun korunması noktasında idame tedavisi olarak mantıklı bir seçenek olabilir."
Tedavi yelpazesinin genişlemesi, kronik bir hastalık olan obeziteyle mücadelede hastalar için yeni bir umut kapısı olarak görülüyor. İlacın Avrupa genelinde yaygınlaşmasıyla birlikte, kilo kontrolü süreçlerinde daha esnek ve sürdürülebilir bir döneme girilmesi bekleniyor.