Havadis | Bilim | Prof. Dr. Osman Bektaş'tan İstanbul depremi uyarısı

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan İstanbul depremi uyarısı

Dr. Osman Bektaş, İstanbul depremi senaryolarında odak noktasının yanlış yerde olabileceğine dikkat çekerek, Çınarcık Çukuru'nun sismik risk taşıyan kritik bir bölge olduğunu vurguladı.

Dr. Osman Bektaş, İstanbul depremi senaryolarında odak noktasının yanlış yerde olabileceğine dikkat çekerek, Çınarcık Çukuru'nun sismik risk taşıyan kritik bir bölge olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan İstanbul depremi uyarısı

Jeoloji dünyasının yakından takip ettiği Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul depremi senaryolarında odak noktasının yanlış yerde olabileceğine dikkat çekerek, Çınarcık Çukuru'nun sismik risk taşıyan kritik bir bölge olduğunu vurguladı.

İstanbul'un beklenen büyük deprem riski üzerine yürütülen bilimsel tartışmalara yeni bir boyut kazandıran Karadeniz Teknik Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki fay mekanizması üzerine dikkat çekici bir analiz paylaştı. Bektaş, kamuoyunun genellikle ana fay hattına odaklandığını ancak Çınarcık Çukuru'nun barındırdığı potansiyel risklerin yeterince değerlendirilmediğini belirtti.

Gerilme transferi Çınarcık'ı tetikleyebilir

Prof. Dr. Bektaş, Kuzey Marmara'daki tarihsel deprem dizilerinin bölgedeki gerilme dengesini sürekli değiştirdiğini ifade etti. 1912'den günümüze kadar gerçekleşen sarsıntıların gerilmeyi batıdan doğuya, 1935 ve 1999 depremlerinin ise doğudan batıya doğru taşıdığını belirten Bektaş, bu iki zıt yönlü gerilme aktarımının tam ortasında kalan Çınarcık Çukuru'nun, "çek-ayır" yapısı gereği değişimlere karşı oldukça hassas olduğunu dile getirdi.

Artçı sarsıntılar uyarıcı nitelikte

Çınarcık Havzası'nın kenarlarında yoğunlaşan artçı depremlerin, bu gerilme modelini doğrulayan somut bir kanıt olduğunu savunan Bektaş, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Eğer bu hipotezimiz geçerliyse, Çınarcık Çukuru'nu çevreleyen zayıf fay hatları, 1963 yılındaki 6 büyüklüğündeki Adalar depremine benzer orta ölçekli sarsıntılar üretme potansiyeline sahip. Bu nedenle, İstanbul'un güneyindeki bu bölgeyi sadece ana fay hattı üzerinden değil, havzayı oluşturan tüm fay sistemiyle birlikte birincil araştırma alanı olarak ele almalıyız."

Veriye dayalı bilimsel yaklaşım çağrısı

Deprem tartışmalarının varsayımlar üzerinden değil, ölçülebilir verilerle yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Bektaş, çözümün teknik detaylarda saklı olduğunu hatırlattı. Bektaş, deniz tabanı jeodezisi, GPS verileri, sismisite kayıtları ve Coulomb gerilme modellerinin, İstanbul'un deprem gerçeğini anlamak için en güvenilir rehberler olduğunu belirterek, bilim dünyasını bu veriler ışığında daha derinlikli araştırmalar yapmaya davet etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız