Bitlis’in yüksek yaylalarında üretilen ve NATO zirvesinde dünya liderlerine ikram edilen meşhur bal, bu yılki hasat döneminde üreticinin yüzünü güldürdü. Geçen yıl yaşanan kuraklığın aksine bu yıl zamanında düşen yağışlar, bölgedeki geven ve kekik gibi endemik bitkilerin gelişimine büyük katkı sağladı. Doğal floranın zenginleşmesi, arıların nektar toplama sürecini verimli hale getirdi.
Rekolte yüzleri güldürüyor
Bitlis, yaklaşık 350 bin modern kovan ve Türkiye birincisi olduğu 100 bine yakın kara kovanla ülkenin arıcılık merkezlerinden biri konumunda. Kentte yıllık 2 bin 100 ton civarında bal üretiliyor, bu da Türkiye genelindeki üretimin yüzde 2,2’sine denk geliyor. Arıcılar, elverişli hava şartları sayesinde geçen yıla oranla ciddi bir artış bekliyor. Hasadın tamamlanmasının ardından üreticiler, bu kaliteli balı Avrupa’daki yarışmalara göndererek dünya pazarında da marka değerini artırmayı hedefliyor.
Sırada ne var
Hasat süreci devam ederken, gözler üreticilerin Avrupa yolculuğuna çevrildi. Bitlis balının, uluslararası arenada elde edeceği başarılarla yerel üreticinin kazancını daha da yukarı taşıması bekleniyor. Dünya liderlerinin damak tadına hitap eden bu özel ürün, bölgenin tarım ekonomisi için yeni bir kapı açacak mı?