Bolu Belediyesi'ne yönelik başlatılan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu toplam 19 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda oluşturulan özel mahkeme salonunda devam ediyor. Duruşmanın ikinci gününde, Ankara Sincan Cezaevi'nden SEGBİS sistemi aracılığıyla mahkemeye bağlanan Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, hakkındaki iddialara yanıt verirken, siyasi kariyerine dair çarpıcı bir kararı da kamuoyuyla paylaştı. 31 yıllık belediyecilik geçmişine vurgu yapan Can, yaşadığı sürecin ağırlığına dikkat çekerek, buradan çıktıktan sonra siyasetle bir daha ilgilenmeyeceğini ifade etti.

Süleyman Can: Siyaset defterini kapatıyorum
31 yıl boyunca belediye bünyesinde görev yaptığını hatırlatan Süleyman Can, marketlerden BOLSEV'e para aktarıldığı yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Can, market sahipleriyle görüşmelerinin olduğunu ancak bunların hiçbirinin zorlama veya bağış talebi içermediğini savundu. Gün içerisinde onlarca kişiyle telefon görüşmesi yaptığını belirten Can, ceza işlemlerinin ardından kendisini ziyaret eden market yetkililerine, cezaların iptal edilemeyeceğini ve hukuki yollara başvurmaları gerektiğini söylediğini ifade etti. Mülkiye başmüfettişlerinin de kesilen cezaların yasaya uygun olduğunu teyit ettiğini belirten Can, Tanju Özcan'dan herhangi bir talimat almadığını ve zabıta birimine müdahale etmediğini vurguladı. Müteahhit Nazmi Güzel ile ilgili iddialara da değinen Can, hiçbir para alışverişinin içinde yer almadığını belirterek, 28 Şubat'tan bu yana tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi'ndeki şartların zorluğuna dikkat çekti.

BOLSEV Vakfı ve kurban bağışı savunması
Duruşmada savunma yapan bir diğer isim olan BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız ise belediyede herhangi bir yetkisinin bulunmadığını savundu. Market yetkilileriyle yaptığı görüşmelerin sadece reklam içerikli olduğunu belirten Sarıyıldız, kurban bağışı toplama sürecinde yaşanan aksaklıkları ise bir yanlış anlaşılma olarak nitelendirdi. Bayram öncesi ilanların yanlışlıkla yayınlandığını ve durumu fark ettiklerinde hemen kaldırdıklarını ifade eden Sarıyıldız, toplanan paraların ayrı bir hesapta tutulduğunu ve iade edilmek üzere bekletildiğini söyledi. Vakıf bünyesinde gönüllülük esasıyla çalıştıklarını belirten Sarıyıldız, vakfın mali durumunun oldukça güçlü olduğunu ve dolandırıcılık suçlamasının mantıksız olduğunu savundu. Engelli ve bakıma muhtaç bir çocuğunun olduğunu belirten Sarıyıldız, beraatini ve tahliyesini talep etti.

Rüşvet iddialarına karşı sert ret
Tutuklu sanıklardan Bolu Manavlar Odası Başkanı Mustafa Altındal da hakkındaki rüşvet iddialarını reddetti. Belediye başkanıyla görüşmesinin sadece ruhsat sorunlarıyla ilgili olduğunu belirten Altındal, hiçbir şekilde rüşvet pazarlığına girmediğini veya aracılık etmediğini savundu. Hangi sözüyle rüşvet anlaşması yapıldığının somut delillerle ortaya konulmasını isteyen Altındal, suçsuz olduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde ise tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına geçildi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Tanju Özcan için 217 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, diğer sanıklar için de çeşitli suçlamalarla ağır hapis cezaları isteniyor. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların mevcut durumlarını değerlendirmeye devam ediyor.

