Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde suyunun ve havasının güzelliğiyle övdüğü, adeta suyla özdeşleşen Bursa, bugünlerde barajlarındaki su seviyeleriyle iki farklı gerçeği aynı anda yaşıyor. Kentin 3 milyon 271 binlik nüfusunun içme suyu ihtiyacını karşılayan devasa tesislerde yüzler gülerken, tarım arazilerinin can damarı olan noktalarda ise kuraklığın acı yüzü görülüyor. Geçtiğimiz yıl ekim ayında yüzde 0,28 gibi kritik bir seviyeye gerileyen Doğancı ve Nilüfer barajları, yaşanan yoğun sağanak yağışlar ve uygulanan tasarruf tedbirleri sayesinde bugün yüzde 67,42 doluluk oranına ulaşarak kentin su güvenliğini yeniden tesis etti. Ancak bu sevindirici tablo, şehrin tarımsal üretim merkezlerinde aynı iyimserlikle karşılanmıyor.

Tarihi barajda koyunlar otluyor
Bursa Ovası'nı besleyen ve 1933 yılında bizzat Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla tarım arazilerinin sulanması amacıyla inşa edilen Gölbaşı Barajı, bugünlerde bambaşka bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Bir zamanlar balıkçıların kayıklarıyla açıldığı, bereketin simgesi olan 3 bin dönümlük bu alan, şimdilerde suların çekilmesiyle birlikte yer yer kurumuş durumda. Dronla havadan görüntülenen baraj havzasında, suyun çekildiği bölgelerde artık balıklar yerine koyunların otladığı görülüyor. Mart ayında yüzde 85 seviyelerine kadar çıkan doluluk oranı, yaz aylarının gelmesiyle birlikte hızla eriyerek yüzde 50'lik bir kayba uğradı.

Vahşi sulama ekosistemi tehdit ediyor
Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, Gölbaşı Barajı'ndaki bu dramatik düşüşün temelinde yatan sorunun sadece iklimsel olmadığını vurguluyor. Doç. Dr. Dindar, tarımsal faaliyetlerde kullanılan salma sulama yönteminin, göletten kontrolsüz bir şekilde su çekilmesine neden olduğunu belirterek, bu durumun yoğun yağışlara rağmen su seviyesini sürekli alt noktalara çektiğini ifade ediyor. Tarımsal üretimin devamlılığı için hayati önem taşıyan bu göletin, bilinçsiz kullanım nedeniyle adeta can çekiştiği uyarısında bulunuyor.

Sucul yaşam için kritik uyarı
Barajdaki su seviyesinin düşmesi, sadece tarımsal verimi değil, aynı zamanda suyun içindeki ekosistemi de doğrudan tehdit ediyor. Doç. Dr. Efsun Dindar, su miktarının azalmasıyla birlikte suyun kalitesinin de ciddi oranda bozulduğunu belirtiyor. Çözünmüş oksijen miktarındaki düşüşün, sucul canlıların yaşam alanlarını kısıtladığını ve ekosistemi kritik bir eşiğe sürüklediğini ifade eden Dindar, suyun bulanıklaşmasının ve verim kapasitesinin düşmesinin, uzun vadede bölgedeki tarımsal faaliyetleri de olumsuz etkileyeceği konusunda uyarıyor. Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçelerindeki tarım arazilerini besleyen bu önemli kaynağın korunması, Bursa'nın gelecekteki gıda güvenliği açısından hayati bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.




