Bursa Teknik Üniversitesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde akademisyenleri, AFAD yetkililerini ve yerel yönetim temsilcilerini bir araya getirdi. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde düzenlenen panelde, deprem gerçeği tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Uzmanlar, sadece binaların değil, üzerinde yükseldikleri zeminin de hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Depreme karşı yeni yol haritası
BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak, artık "depremi beklemek yerine depreme dayanıklı yapılar inşa etmenin" zorunluluk olduğunu belirtti. AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan ise şehrin afet yönetimini sadece deprem anıyla sınırlamadıklarını, "Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı" kapsamında ikinci beş yıllık hazırlık sürecine geçtiklerini açıkladı.
Zemin faktörü neden belirleyici?:
Panelin teknik oturumunda konuşan BTÜ-DEPAR Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, sıvılaşma riski taşıyan zeminlerin yapı üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti. Özellikle Gölcük ve Yalova gibi geçmiş depremlerde yaşanan hasarların zemin yapısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Avcı, Bursa’daki yapılaşmada da bu verilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Büyükşehir Belediyesi temsilcileri ise şehrin dirençli hale getirilmesi için yürütülen güncel projeleri paylaştı.
Peki, tüm bu çalışmalar senin hayatını nasıl etkiliyor? Bursa’da ev alırken veya kiralarken artık binanın yapım yılı kadar, bulunduğu bölgenin zemin etüdü de karar mekanizmanın en önemli parçası olmak zorunda. Şehir genelinde planlanan risk azaltma eylemleri, önümüzdeki süreçte binaların hasar tespit süreçlerinde daha sıkı denetimlerin yapılacağını gösteriyor. Bursa, olası bir büyük sarsıntıya karşı "ortak akılla" daha dirençli bir yapı stokuna ulaşmayı hedefliyor.