Bursa'nın Çekirge semtinde, Bizans dönemine kadar uzanan 723 yıllık köklü bir şifa geleneğini temsil eden Şehit Yarbay İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, bugünlerde ciddi bir belirsizliğin ve endişenin merkezinde yer alıyor. Tam 102 yıldır kesintisiz olarak sağlık hizmeti sunan ve özellikle felç, inme ile kaza sonrası rehabilitasyon süreçlerinde Marmara Bölgesi'nin en önemli merkezlerinden biri kabul edilen bu kurumun, yeni açılan Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi bünyesine taşınması planlanıyor. Ancak bu taşınma süreci, hastanenin mevcut 150 yataklı kapasitesinin 60 yatağa düşürülecek olması nedeniyle Bursalılar tarafından büyük bir tepkiyle karşılanıyor. Günlük binin üzerinde hastanın ayaktan tedavi gördüğü bu köklü merkez, yeni yerinde kapasitesinin çok altında bir hizmet sunma riskiyle karşı karşıya kalmış durumda.
Tarihi doku ve kapasite kaybı endişesi
Bursa Bizim Platformu Başkanı Ferit Gürsoy, hastanenin mevcut durumunun korunması gerektiğini savunarak, taşınma planının bölgedeki sağlık hizmetlerini ciddi oranda aksatacağını vurguluyor. Gürsoy, 15 Temmuz öncesinde askeri hastane statüsünde olan ve uzun yıllardır şehit aileleri ile gaziler başta olmak üzere tüm vatandaşlara üst düzey hizmet veren kurumun, yeni hastanenin sadece küçük bir parçası haline getirilmesinin büyük bir kayıp olduğunu belirtiyor. Özellikle A grubu felçli hastaların ihtiyaç duyduğu robotik rehabilitasyon, ergoterapi, konuşma terapisi ve lenfödem gibi özellikli hizmetlerin, kapasite kısıtlamasıyla birlikte sürdürülebilirliğinin zorlaşacağı ifade ediliyor. Vatandaşlar, mevcut binanın depreme dayanıksızlık gerekçesiyle boşaltılmak istendiğini ancak geçmişte Anıtlar Kurulu tarafından onaylanmış güçlendirme projelerinin bulunduğunu hatırlatarak, yerinde güçlendirme seçeneğinin neden göz ardı edildiğini sorguluyor.
Alternatif çözüm arayışı: BAREM önerisi
Bursalılar, hastanenin hizmet kalitesinin düşmemesi için somut bir alternatif öneri sunuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan ve şu an atıl durumda olan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nin (BAREM), hastanenin yeni yerleşkesi olarak kullanılması fikri öne çıkıyor. Ferit Gürsoy, bu tesisin mevcut hastanenin tüm birimlerini barındırabilecek fiziki şartlara sahip olduğunu belirterek, ilgili kamu kurumları arasında yapılacak bir protokol ile kurumsal bütünlüğün korunabileceğini ifade ediyor. Bu çözümün, hem hastanenin uzman kadrosunun dağılmasını engelleyeceği hem de fizik tedavi randevularındaki 3-4 aylık bekleme sürelerinin daha da uzamasının önüne geçeceği düşünülüyor. Aksi takdirde, kapasite düşüşünün özel hastanelerin iştahını kabartacağı ve dar gelirli vatandaşların sağlık hizmetine erişiminin zorlaşacağı endişesi hakim.
Hasta ve yakınlarından duygusal çağrı
Uzun süredir hastanede tedavi görerek sağlığına kavuşan 74 yaşındaki Şükran Alagöz, kurumun sadece bir bina değil, bir şifa yuvası olduğunu belirterek yetkililere sesleniyor. Alagöz, özellikle yaşlı nüfusun arttığı bir dönemde bu tür uzmanlaşmış merkezlere olan ihtiyacın her geçen gün daha da kritik hale geldiğini vurguluyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a da çağrıda bulunan Alagöz, şehit ve gazi ailelerinin yanı sıra ihtiyaç sahibi vatandaşların da sığınağı olan bu hastanenin, küçük bir bölüme hapsedilmesinin vicdani bir mağduriyet yaratacağını dile getiriyor. Vatandaşlar, tarihi binanın aslına uygun şekilde restore edilerek korunmasını ve hizmetin kesintisiz devam etmesini bekliyor. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'na iletilen bu talepler, Bursa'nın sağlık altyapısında yaşanması muhtemel bir tıkanıklığın önüne geçilmesi için son bir umut olarak görülüyor.